Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, "Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişim süreci bir serüven. 1970'li ve 80'li yıllardaki 'yapamayız' anlayışı, 2000'li yıllarda yerini 'yapmalıyız' ve 'yapabiliriz' iradesine bıraktı." dedi.
Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademi tarafından Milli Yetkinlik Hamlesi doğrultusunda düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi'nin ikincisi Sheraton Hotel'de başladı.
Demiroğlu, zirve kapsamında düzenlenen "Değişime Yön Veren Liderler" oturumunda yaptığı konuşmada, sektörün mevcut durumu ve gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişim sürecini bir "serüven" olarak nitelendiren Demiroğlu, 1970'li ve 80'li yıllardaki "yapamayız" anlayışının, 2000'li yıllarda yerini "yapmalıyız" ve "yapabiliriz" iradesine bıraktığını vurguladı.
Cumhuriyet'in 100. yılı itibarıyla teknik kabiliyet konusundaki tereddütlerin tamamen ortadan kalktığını belirten Demiroğlu, "Bugün artık hiç kimse 'yapabilir miyiz?' sorusunu sormuyor. Yapabiliriz, bu konuda bir sıkıntımız yok." ifadelerini kullandı.
Sektörün yeni bir faza geçtiğine dikkati çeken Demiroğlu, güncel önceliklerin seri üretim ve ekonomik sürdürülebilirlik olduğunu aktardı. Demiroğlu, "Şimdi yeni soru şu: Ne zaman, kaç tane yapabilirsin? Teslim edebilir misin? Maliyet etkin ve ihraç edilecek seviyede rekabetçi yapabilir misin? En büyük çalışma alanımız burası." dedi.
Bu sürecin "motor çalışırken tamir etmek" gibi zorlu bir ekosistem inşası gerektirdiğini belirten Demiroğlu, birinci üründen bininci ürüne kadar aynı kalite ve hızın korunması gerektiğini kaydetti.
Başarının temel faktörünün insan kaynağı olduğunun altını çizen Demiroğlu, insana yatırımın sadece eğitim kurumları kurmaktan ibaret olmadığını, sistemli yaklaşımın öğretilmesi gerektiğini ifade etti.
- "Çıraklığını yapamadığınız bir işin ustası olamazsınız."
Yeni neslin iş hayatından beklentilerinin değiştiğine işaret eden Demiroğlu, şöyle konuştu:
"Bizim çocuklarımız 'Bana okul, şirket, yönetici ne katacak? İşi yapacağım ama ben ne öğreneceğim?' diye soruyor. Onların ne istediklerini bilmeden yarınlara hazırlanamayız. Prosesleri de değiştirmemiz gerekiyor. Tasarımda uyguladığımız 'eş zamanlı mühendislik' yaklaşımını karar alma süreçlerine de dahil etmeliyiz. Mühendislerimizin genç yaştan itibaren sürecin içinde olması şart, çünkü çıraklığını yapamadığınız bir işin ustası olamazsınız."
- "Yetenek baskı altında değil güven ortamında yetişir"
TUSAŞ bünyesinde öncelik verdikleri liderlik modeline değinen Demiroğlu, liderliğin işi bizzat yapmaktan ziyade, ekiplere sorumluluk vererek "yaptırmak" olduğunu dile getirdi.
Güvenin kontrol mekanizmalarından daha öncelikli olduğunu savunan Demiroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Yetenek baskı altında değil, güven ortamında yetişiyor. Genç nesillere güveni hissettirmek ve aşılamak zorundayız. Yetki ve sorumluluğun aynı anda verilmesi, hata yapma fırsatı tanınması ve bilerek yapılmadığı müddetçe bu hataların cezalandırılmayacağının gösterilmesi, geleceğin liderlerinin yetişmesinde en önemli etkenlerdir."
Yorumlar
Kalan Karakter: