Arslan, Hizmet-İş Sendikası'na bağlı Aksaray, Malatya ve Karaman şube yöneticilerinin sendikal gelişmelere ilişkin eğitimi amacıyla bir otelde düzenlenen eğitim seminerinin açılışında yaptığı konuşmada, Hak-İş ve Hizmet-İş Sendikası'nın tarihi sürecine ilişkin bilgi aktardı.
Taşeron işçi çalıştırmanın üç şartı ğunu aktaran Arslan, "İşin gereği olacak, uzmanlık gerektirecek bir iş olacak ve teknolojik ler gerektirecek. Taşerona iş yaptırılacaksa bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Böyle bir iş ne olabilir? Marmaray, Üçüncü Boğaz Köprüsü, Körfez Geçiş Köprüsü olabilir. Bunlar uzmanlık ve teknoloji gerektiren işler ve buralarda taşeron çalıştırılabilir. Allah aşkına belediyede hangi işte taşerona gerek var? Temizliği taşerona vermişiz, uzmanlık mı gerektiriyor? Hayır. Belediyenin her işinin tamamına yakını, mevzuatına aykırı olarak çalıştırılan işçilerden oluşuyor" diye .
Arslan, Sağlık Bakanlığı'nda 130 bin taşeron işçi çalıştığını, çalışanların kadrolarının dışında başka alanlarda görev yaptığını, işçilerin işini kaybetme korkusu iyle dava açamadığını kaydetti.
Yeni taşeron mevzuatıyla ilgili düzenleme yapılması gerektiğini, bunun için çalıştıklarını vurgulayan Arslan, şöyle devam etti:
"Bir taraftan da mevcut taşeron mevzuatına göre işçileri sendikamıza üye yapmamız gerekiyor. Henüz yasa çıkmadan, 24 Ocak'ta kampanya başlattık. Kampanyamızdaki hareketle kısa da bir ilki gerçekleştirdik. Üye sayımız ocak ayında 53 bindi, temmuz ayında 83 bine ulaştı. Bugün bu rakam 90 bin civarında. Hedefimiz 24 Ocak 2015'e 100 bini yakalamak. Bu sayı yeter mi? Tabi ki yetmez. Sadece iş kolumuzda 800 bin işçi çalışıyor. Taşeron firmalarda diğer kamu kurumlarını sayarsanız 1 milyonun üzerinde işçi çalışıyor. Dolayısıyla Hizmet-İş Sendikası'nın üye sayısını daha 10 kat artırma imkanı var. Bunu başarabilecek gücümüz de kadromuz da var. Bize düşen bütün bu şartları oluşturup sendikamızı geleceğe hazırlamaktır. Bunu başaramazsak geleceğimiz yok. İşçi sayısı artıyor ama sendikalı işçi sayısı azalıyor. Taşeron firmadaki arkadaşlarımızı sendikalarımızın bünyesine katamazsak gerçekten geleceğimiz yok. Onun için bu sorunumuz değil ama sonuçları bizi ilgilendiriyor. O sendikamızı geleceğe taşımak adına bu mücadeleyi bir an evvel sonuçlandırmamız gerekiyor."
"Hak-İş de Türkiye'nin bir numarası olmak zorunda"
Arslan, Hizmet-İş Sendikası'nın, Hak-İş'in en büyük sendikası ğuna dikkati çekerek, Türkiye'de 100'ün üzerinde sendika ğunu, bunların içinde üye sayısı olarak en büyük sendikalardan ikincisinin Hizmet-İş ğunu aktardı.
Potansiyelinin değerlendirilmesi durumunda Hizmet-İş'in 2015'in sonunda Türkiye'nin en büyük sendikası olabileceğini anlatan Arslan, "Bu potansiyel, imkan var. Yeter ki biz buna inanalım. Ben de teşkilatım da buna inanıyor. Hak-İş'i de Türkiye'nin bir numarası yapma imkanımız var. Onun için de ciddi çalışmalar yapıyoruz. Hak-İş'in 19 iş kolunda 20'nin üzerinde sendikası var. Türkiye'nin 252 bin üyesiyle ikinci büyük konfederasyonu. Bu da bize yetmiyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de 13 milyon sigortalı işçi ğunu, bunların 1 milyon 200 bininin sendikalı ğunu ve bunun yüzde 9'a tekabül ettiğini dile getiren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hak-İş'in de bu 13 milyon içindeki payı yaklaşık yüzde 4'e tekabül ediyor. Dolayısıyla bu rakamlar bize yetmiyor. Demek ki daha önümüzde milyonlarca sendikalarımıza üye yapacağımız arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız sendikayı bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Niye üye olmuyorlar? Korkular, baskılar, tehditler vesaire lerle üye olmuyorlar. Bunları da aşmamız gerekiyor. Bunun için birinci görevimiz sendikamızı geleceğe taşıyacak örgütlenme faaliyetlerimizi başarılı şekilde sonuçlandırmamız. Sendikamızın aylardır birinci gündemi örgütlenme, sonuncu gündemi örgütlenme. Başka bir gündem maddesi yok. Çünkü diğer konuları bir şekilde çözebiliriz ancak önce örgütlenmeyi sağlamamız lazım."
Yorumlar
Kalan Karakter: