Bu tarihten itibaren, şehir bir daha el değiştirmemek üzere, tamamen Türklerin eline geçmiştir. Bu tarihlerde şehir, adları daha sonra Rodos Şövalyeleri olacak Hospitalierler’in elin r. Yani şehir bir manastıra dönüşmüştür. 1216 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus’un baskısı ile Ermeni Kilikya Devleti, Larende’den çekilmiştir. Bundan sonra, Larende şehrinin kaderini değiştirecek üç önemli olay gerçekleşmiştir. Bu olayları, Mevlana’nın Karaman’a gelişi, Yunus Emre’nin Karaman’da doğuşu ve Karamanoğullarının burayı başkent yapışı olarak sıralayabiliriz.
Tüm bu ölümlere rağmen, ölümlerin acısını dindirecek olaylar da oluyordu. Mevlana’nın Gevher Hatun ile evliliğinden iki çocuğu da Karaman’da doğmuştur. Mevlana’nın ilk oğlu, herkesin de bildiği, Mevleviliği sistematik bir tarikat haline getiren Sultan Veled, Larende’de doğmuştur. Mevlana’nın ikinci evladı, Alaeddin Çelebi de Larende’de doğmuştur. Mevlana, birinci oğluna babasının adını, ikinci oğluna ise kardeşinin adını vermiştir. Ancak ikinci oğlu Alaaddin Muhammed, çok yaşamayarak Karaman’da vefat etmişlerdir.Günlük telaşeler ve uğraşlar bir yandan devam ederken diğer yandan da Bahaeddin Veled, medresede ilim irfan meclislerine devam ediyordu. Medrese derslerine Mevlana da dâhil her kesimden insan, yoğun ilgi gösteriyordu. Böylece Bahaeddin Veled’in şöhreti iyiden iyiye artmış, Konya sarayında Alaeddin Keykubad’ın kulağına gitmişti. İlim ehlini çok en ve değer veren Alaeddin Keykubad, Bahaeddin Veled’i Konya’ya davet etti. Bahaeddin Veled de Larende’de kendi eşini, oğlu Muhammed Alaeddin’i, torununu ve gelinini, mezar-ı şeriflerinde bırakarak Larende’den ayrıldı. Mümine Hatun’un mezarı, Karaman’da sahibi ve tarihi bilinen en eski mezardır. Tarihi ve sahibi bilinen en eski diğer mezarlar da yine Mevlana’nın ailesi ve akrabalarına aittir.Yukarıda da isimlerini sayarak örneklediğimiz kişilerin mezarları, Aktekke Camii içinde türbe bölümün r. Mümine Hatun’un ve Mevlana’nın diğer yakınlarının Karaman’da yatıyor olması şehrin önemini arttırmıştır. Daha o dönemde Mevlana, Konya’da hayatını sürdürse de kaybettiklerinin mezarlarını ziyaret etmek için sık sık Larende’ye gelmeye devam etmiştir. Devamında 1310 yılında dünyanın ikinci mevlevihanesi olarak Karaman Mevlevihanesi açılmıştır. Karaman Mevlevihanesi, yüzyıllarca ilim ve kültür merkezi olmuş ve birçok önemli insan yetiştirmiştir. Günümüzde de eski Karaman Mevlevihanesi, şimdiki Mader-i Mevlana Camii iç ve dış turizmde Karaman’ın ana motiflerindendir.
Yusuf YILDIRIM (KARTAP)
Eğitimci Arşivci Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: