Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 89 yıldır yaptığı tahminlerle vatandaşları bilgilendiriyor, kuvvetli meteorolojik hadiselerle ilgili verdiği erken uyarılarla da can ve mal kayıplarının önlenmesini sağlıyor.
Devlet Meteoroloji İşleri Umum Müdürlüğü Kuruluş Kanunu 10 Şubat 1937'de kabul edildi, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 19 Şubat 1937'de Kuruluş Kanunu'nun imzalanmasının ardından kurum faaliyetlerine başladı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuruluşunun 89. yıl dönümünde kapılarını Anadolu Ajansına açtı.
Türkiye genelinde 3 bin personeliyle 7 gün 24 saat hizmet veren Genel Müdürlük, Ankara dışındaki meteoroloji uzmanlarıyla günlük yapılan çevrim içi toplantılarda, ülke genelindeki sıcaklık ve hava tahminlerini yerinden teyit ederek vatandaşlara ulaştırıyor.
AA muhabirine konuşan Meteoroloji Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Özgür Taşcıoğlu, meteorolojinin kurulduğu günden bu yana dünya standartlarında teknolojiyi takip ederek bölgesinde lider haline geldiğini söyledi.
Meteorolojinin 16 bölge müdürlüğü ve 3 bin personelle Türkiye'nin her yerinde hizmet verdiğini belirten Taşcıoğlu, "Bu hizmetleri de özellikle gözlem ağımızla veriyoruz. Türkiye sathına yayılmış 2 bin 59 adet gözlem ağımız bulunmakta. Bunların içerisinde otomatik meteorolojik gözlem istasyonları, deniz otomatik meteorolojik gözlem istasyonları, havaalanı meteorolojik gözlem istasyonları, meteoroloji radarları, deniz radarları gibi gözlem sistemlerimiz bulunmakta. Bu sayede etkin şekilde meteorolojik gözlemlerimizi ülke genelinde gerçekleştiriyoruz." dedi.
Taşcıoğlu, meteoroloji uydularından, meteoroloji radarlarından ve gözlem sistemlerinden alınan verileri bir araya getirdiklerini anlatarak, meteorolojik gözlem sistemleri hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Bununla birlikte bizim kullandığımız bir süper bilgisayarımız var. O süper bilgisayarda bu veriler işlenir ve bir ürün haline getirilir. Tahmin merkezimizde bulunan uzmanlarımız, 16 bölge müdürlüğümüzde bulunan uzmanlarla çevrim içi toplantıyla her gün saat 11.00'de bir araya gelirler. Bu toplantıda elde edilen gözlem verileri, radar verileri, uydu görüntüleri ortaya konur ve analiz edilir. Analiz edildikten sonra da tahminler ve erken uyarılar ortaya çıkar. Sonrasında da basın mensuplarına, meteoroloji web sayfamız, mobil uygulamamız ve sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla vatandaşlarımıza ulaştırılır."
Gözlem istasyonlarının kuruluş sürecini aktaran Taşcıoğlu, istasyonları bölgelere kurarken belirlenen bölgenin o bölgeye ait iklim özelliklerini karşılayıp karşılamadığına bakıldığını ve kapsamlı teknolojik incelemenin ardından bunların kurulduğunu söyledi.
Taşcıoğlu, meteorolojinin hava tahmininden birçok sektöre hizmet veren bir kuruluş olduğunu vurgulayarak, "Çevreden şehirciliğe, tarımdan ulaşıma, ülke savunmasına kadar birçok sektöre hizmetler veriyoruz. Özellikle tarım sektöründe de hizmetlerimiz devam ediyor. Çiftçilerimiz meteorolojiyi yakından takip etmek zorunda. Üretim süreçleri içerisinde meteorolojik parametreler ve meteorolojik tahminler çok büyük yer tutar. Bunun yanında ulaşım sektöründe, denizcilikte, havacılıkta, kara ulaşımında meteorolojik parametreler ve tahminler yine önemli yer tutuyor." diye konuştu.
- Yerli ve milli uyarı sistemi kullanılıyor
İklim değişikliğine bağlı olarak meteorolojik afetlerin şiddetinin ve sayısının arttığını ifade eden Taşcıoğlu, Türkiye'nin de Akdeniz Havzası'nda yer almasından kaynaklı iklim değişikliğinden etkilenen bir ülke olduğunu belirtti.
Taşcıoğlu, tahminleri ve erken uyarıları, valiliklere, belediyelere, ilgili kamu kurum ve kuruluşlara ilettiklerini anlatarak, şöyle devam etti:
"Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla oluşturulan METEO uyarı sistemimiz bulunmakta. METEO uyarı sisteminde vatandaşların meteorolojik uyarıların şiddetlerini daha iyi anlayabilmesi için renk kodlu uyarı sistemini geliştirdik. Bu, tamamen yerli ve milli kaynaklarla gerçekleştirildi. Yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı uyarılarımız var. Bunlarla birlikte de bu uyarı sistemini toparlamış oluruz."
Yüksek atmosfer rasatlarında yapılan cihazların tamamen yerli ve milli olduğunun altını çizen Taşcıoğlu, "Yine meteoroloji balonu olarak adlandırılan balonlarımız da tamamen yerli ve milli. Bazı kullandığımız meteorolojik ölçüm yaptığımız cihazlarımızla yerlileştirme çalışmaları devam ediyor. Yerli olarak kullandıklarımız da var. Büyük bir hızla yerli ve milli cihazlara geçiş yaptığımız bir süreç içerisindeyiz diyebiliriz." şeklinde konuştu.
- Meteoroloji Müzesi yılda yaklaşık 10 bin ziyaretçi ağırlıyor
Taşcıoğlu, Mobil Gözlem ve Tahmin Merkezi adındaki Meteoroloji Tırı'na ilişkin de bilgi vererek, tırın hem afet bölgelerinde meteorolojik hizmetlerin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla hem de vatandaşların ve öğrencilerin meteorolojik okuryazarlığını artırmak için kültürel faaliyetler kapsamında kullanıldığını belirtti.
Meteoroloji Müzesi'nin de halka açık hizmet veren tematik bir müze olduğunu söyleyen Taşcıoğlu, burada yaklaşık 100 yıllık süreçte meteorolojik işlemlerde kullanılan alet ve cihazların sergilendiğini anlattı.
Özgür Taşcıoğlu, "Gerçekten anlamlı eserlerin olduğu bir yer. Yaklaşık yılda da 10 bin ziyaretçimiz oluyor. Vatandaşlarımızın meteorolojik okuryazarlıklarını artırmak adına o aletlerin hangi işleri yaptığı, nasıl çalıştığı, meteorolojinin ne gibi faaliyetlerde bulunduğunu müzemiz aracılığıyla vatandaşlarımıza aktarıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: