Medipol Mega Üniversite Hastanesi, ramazan ayında sağlığın korunması, kronik hastalıkların yönetimi ve doğru beslenme alışkanlıklarının ele alındığı "Ramazan ve Sağlık Paneli" gerçekleştirdi.
Medipol Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun'un moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki uzmanlar, ramazan sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları çok disiplinli bir bakış açısıyla değerlendirdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Boztosun, ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel olarak dengeli geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini aktaran Boztosun, "Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Ramazanda kurulan zengin sofralar ve uzun süren sohbetler fazla yemek tüketimine yol açabiliyor. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemeli. İbadet ederken sağlıktan ödün verilmemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
- "Hekim kontrolünde verilmeli"
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras da Türkiye'de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla yaşlı nüfusun arttığına, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin ramazan ayında yakından takip edilmesi gerektiğine işaret etti.
Aras, ağız kuruluğu ile görme ve koku alma sorunlarının yaşlılıkta sık görülebildiğini, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen susama hissinin azalabileceğini, oruç tutma kararının bireysel sağlık durumuna göre ve hekim kontrolünde verilmesi gerektiğini aktardı.
Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen ise uzun süreli susuzluğun özellikle böbrek hastaları açısından risk oluşturabileceğine dikkati çekti.
İftar ile sahur arasında suyun yeterli, dengeli ve aralıklı şekilde tüketilmesini öneren Özmen, her bireyin sağlık durumuna göre bilinçli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, iftarda yemeklere küçük porsiyonlarla başlanmasını önererek, ılık bir çorba ve hafif bir yemekle başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha doğru olduğunu ifade etti.
Ramazan döneminde kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin arttığını, yemeklerin iyi çiğnenerek ve yavaş tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Korkut, hızlı yemenin sindirim problemi başta olmak üzere farklı hastalığa zemin hazırlayabileceğini, uzun süre tok kalabilmek için protein tüketiminin ihmal edilmemesi ve sahurun mutlaka yapılması gerektiğini belirtti.
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu belirtti.
İftar ve sahur saatlerinin düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini aktardı.
Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğine işaret eden Doç. Dr. Tuman, bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkati çekti.
Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna değinen Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
- "Beslenme sırası önemli"
Diyetisyen Fatma Betül Çelebi ise ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını vurguladı.
Çelebi, iftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemli olduğunu, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini, düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini ve çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu vurguladı.
Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tokluk sağlayabileceğini ifade eden Çelebi, sahura kalkma alışkanlığı olmayanlara kefir tüketmesi tavsiyesinde bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: