Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Faruk Çelik, Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve İlimiz Milletvekili Recep Konuk ile ülkemizin dört bir yanından binlerce çiftçinin katılımıyla cumhurbaşkanlığı Külliyesinde "Milli Tarım Projesi"nin tanıtımı yapıldı. "Milli Tarım Projesi" kapsamında düzenlenen programda çiftçilerimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile buluştu. "Cumhurbaşkanımız ile Milli Tarım Buluşması" na İl Müdür Yardımcımız Abdullah Kaya ve 50 çiftçimiz ile birlikte katıldık.
Programda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "Milli Tarım Projesi"nin hayırlı olmasını dileyerek "Sadık yârimiz toprağa hak ettiği değeri vermezsek sadece kendimizin, kendi neslimizin değil, topyekûn insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. T
oprağa sırtını dönen insan en büyük ihaneti kendisine yapmış olur; çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor." diye .
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peygamberlerin mesleği çiftçiliği ve çobanlığı teknolojinin tüm imkânları ile destekleyerek doğru planlama ile yönlendirme ile bilgilendirme ile teşvik ederek ülkemizde hak ettikleri konuma getirmeliyiz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm engellere rağmen bir olarak, birlikte olarak Ülke tarımının daha ileri noktalara geleceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnşallah, Milli Tarım Projesi ile bu sorunların çözümü konusunda önemli bir adım atmış oluyoruz. Ülke olarak imkânlarımız yeterli ğu halde plansız programsız iş yapılması sebebiyle sık sık karşılaştığımız arz açığı veya arz fazlası... Yeni destekleme modeliyle bu sıkıntının geride bırakılacağına inanıyorum.
"Biz hem kendimiz hem de tüm mağdurlar ve mazlumlar için bu gayretleri gösterirken birileri de ısrarla ülkemizi terörün, çatışmanın istikrarsızlığın ateşi ile yakmak için uğraşıyor. Terör örgütlerinin her biri, başka bir koldan ama aynı amaç için saldırıyor. Kimi silahı ile kimi fitnesi ile kimi propaganda gücü ile ülkemize verebilecekleri en büyük zararı vermeye çalışıyor. Her birinin arkasında farklı güçlerin, farklı ülkelerin silüetleri ğunu elbette biliyoruz. Tabii masa başında bu hesapları yapanlar milletimizi tanımadıkları için başka yerlerde tıkır tıkır işleyen planlarının Türkiye'de niçin boşa çıktığını anlayamıyorlar. Bilmiyorlar ki bu millet, aziz bir millet. Bilmiyorlar ki bu millet yüce bir millet. Bilmiyorlar ki bu millet tarihiyle, kültürüyle, dirayetiyle, cesaretiyle, kahramanlığıyla farklı bir millet. Türkiye'yi devletlerden bir devlet sananlara, Türk milletini milletlerden bir millet gibi görenlere yanıldıklarını en son 15 Temmuz'da hep birlikte bir kez daha ispatladık" .
Konuşmasının sonunda ‘Millî Tarım Projesi’nin hayırlı olması dileğini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, “Nasırlı elleri ve alın terleriyle üretimin, gayretin, helal kazancın sembolü çiftçilerimizi bir kez daha muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum” diyerek tamamladı.
Başbakanımız Binali Yıldırım ise programda yaptığı konuşmasında, siyasetteki önceliklerinin çiftçilerin, milletin mutluluğu ğunu, bunu için "önce insan" diyerek yola çıktıklarını söyledi."İnsanı yücelt ki devlet yücelsin." diye çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini belirten Yıldırım, her gerçekçi kararlar aldıklarını, politikalar izlediklerini ifade etti.Hedeflerinin vatandaşın refahını ve huzurunu sağlamak ğunu dile getiren Yıldırım, ekonomiyi sadece rakamlardan, istatistiklerden ibaret görmediklerini vurguladı.
Başbakan Yıldırım, işbaşına lerinden bu yana sosyal politikalarla ekonominin temel sorunlarını birlikte ele aldıklarını anlatarak, "Tarım, hala hem Türkiye'de hem dünyada stratejik bir üründür. Burada rakamlar verildi, 2050 yılına dünya nüfusunun 10 milyar olacağı, gıdaya bağımlılığın yüzde 60 iyelerinde kalacağı ifade edildi. Buradan da şunu anlıyoruz ki birçok sektör gelir geçer ama tarım sektörü bırakın önemini yitirmek, gittikçe önemini daha da artıracak." diye .
Milli Tarım Projesi'nin amacının toprakları daha iyi değerlendirmek ğunu vurgulayan Yıldırım, tarımsal desteklerin çeşitli kalemlerde yıl boyu küçük küçük rakamlarla verildiğini, bunun yerine, yılda iki sefer bir ekerken bir de biçerken yani Nisan-Mayıs'ta bir destek, Eylül- Ekim'de de topluca bir destek vermek suretiyle bu işi sadeleştirdiklerini ifade etti.
Başbakan Yıldırım konuşmasında: “Tarım sektörünün iki önemli girdisi var. Biri mazot, biri gübre. Bunlar önemli gider kalemleri. Destekler içerisinde bunlara ağırlık vereceğiz. Bu iki kalemin yükünü hafifletmek, maliyeti azaltmak için özellikle gübreye ve yakıta yoğunlaşacağız. Orada da şöyle bir karar aldık, 2017'den itibaren gübrede zaten KDV'yi rdık, tarım kredi kooperatiflerinin girişimiyle ayrıca ucuzlama yapıldı, gübrede bir mesafe aldık. Mazot için de diyoruz ki deponun yarısı sizden, yarısı bizden. Hayırlı uğurlu olsun." diye .

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Faruk Çelik ise, 2023 hedefi doğrultusunda açıklanan Milli Tarım Projesinin önemli bir ayağını oluşturan havza bazlı üretim desteği ile üretimi planlamayı, kaynakları verimli kullanmayı ve çiftçinin hakkını almasını sağlamayı amaçladıklarını belirterek, "Türkiye toprakları 79 milyonun. Tapusu bizde olabilir ama toprakların tapusu, üretmek için biz r. Eğer üretmiyorsa orada kişisel mülkiyetten ziyade, 79 milyonun hakkı önemlidir. Onun için 1 karış boş arazi bırakmayacağız, ekeceğiz." .
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile yürüttükleri çalışma çerçevesinde Ürün İhtisas Borsası'nın kurulması ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Çelik, arazi toplulaştırmasına konu 7 milyon hektarlık arazi ğını, bunların 2023 yılına toplulaştırılmasının sağlanacağını vurguladı.
Tarımda gübre ve ilaç kullanımına ilişkin açıklamalarda bulunan Çelik, " 941 havzanın gübre kullanma kılavuzunu çıkaracağız. Hangi havzada hangi gübre kullanılacak bunu bizzat çiftçilerimize ileteceğiz. Yaygın bir eğitim faaliyeti ile bilinçli tarım noktasındaki eksikliğimizi gidermiş olacağız." diye . Çelik, mazotun yüzde 50'sinin devlet tarafından karşılanmasına da 2017'de başlanacağına dikkati çekerek, işletme bazlı sorumluluk anlayışını getireceklerini, her işletmeden veteriner hekim veya ziraat mühendisinin herhangi birinin sorumlu olacağını bildirdi.
Bakan Çelik, hayvancılık yapmak isteyenlere uzun süreli mera tahsisi yapılacağına dikkati çekerek, 2017 sonu itibarıyla sistem oturduğunda hayvan ithalinde büyük oranda düşüş olacağını, belli oranda yerli hayvan alımı zorunluluğu getirileceğini kaydetti.

Yorumlar
Kalan Karakter: