Durumun vahameti iktidar her geçen gün erimektedir, Cumhur ittifakı ülkemizi yönetememektedir. Mafya liderlerine sözcülük yaptırır hale gelmişlerdir. Bu çirkin ve hadsiz mektubun muhatabı Genel Başkanımız değil, ülkeyi bu hale getiren Cumhur İttifakı liderleridir, İç İşleri Bakanıdır, iktidardır. O kişi ile ilgili Cumhuriyet Savcıları mutlaka gereğini yapmalıdır. Bu şahsın önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da tehdit edip daha sonra çark etmesi, Genel Başkanımızın “Saray bekçiliği” ifadesinde ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Hukuk reformu yapacağız diyenler, reformu mafya babaları için mi yapıyorlar göreceğiz.
Hapishaneden korkan, onlarca koruma ile gezen birisinin tehdidine Cumhuriyet Halk Partisi pabuç bırakmaz. Bizim gücümüz halktır, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturan Genel Başkanımızın her zaman söylediği "Allah’ın verdiği bir can var, o da bu memleket, ülke, millet için feda olsun" sözü bütün Cumhuriyet Halk Partisi kadroları için geçerlidir. Kahraman ecdadımız hangi düşmandan korkmuş ki biz bugün bu tehditlerden korkalım. Cumhur ittifakının artık yeni bir sözcüsü vardır, bu durum demokrasi ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti için endişe vericidir. Bu tablo iktidarın yapacağı bir şeyin kalmadığını susurluk günlerine özlem duyduğunu açıkça göstermektedir. Yeni sözcünün kimliği bizleri şaşırtmamıştır zira yerel seçimlerde bebek katiline, terör örgütü liderine sığınan, sözcülük yaptıran Cumhur İttifakı liderlerinin böyle bir sözcü seçmeleri normaldir." ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: