Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan ceza avukatı Ahmet Sevinç, 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun"a göre silahın ancak ruhsatta belirtilen kişi tarafından, ruhsatta öngörülen amaç ve şartlar çerçevesinde kullanılmasına imkan tanındığını vurguladı.
Sevinç, ruhsatlı bir silahın kısa süreli de olsa başkası tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun "ruhsatın şahsiliği ilkesi"ni ihlal ettiğini ve kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunu anlatarak, silahın üçüncü kişilerce suçta kullanılması halinde ise olayın niteliğine göre ruhsat sahibinin de cezalandırılabileceğini kaydetti.
Ruhsat sahibinin ihmali durumunda cezai sorumluluk doğabilir
Ruhsat sahibinin silah ve mermileri üçüncü kişilerin erişemeyeceği şekilde güvenli olarak muhafaza etme yükümlülüğünün bulunduğunu belirten Sevinç, şöyle konuştu:
"Bu çerçevede, silahın kilitli ve güvenli şekilde muhafaza edilmesi halinde üçüncü bir kişi tarafından alınarak kullanılması durumunda her somut olayda doğrudan otomatik sorumluluk doğmasa da silahın ev içerisinde kolay erişilebilir veya kontrolsüz bir şekilde bırakılması halinde ruhsat sahibinin muhafaza yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilir. İhlal sonucunda silahın aile bireyi tarafından alınıp suçta kullanılması durumunda ruhsat sahibinin cezai sorumluluğu doğabilir."
Çocuk olan evlerde silah ve mermiler ayrı yerlerde saklanmalı
Ceza avukatı Umur Yıldırım da ruhsatın silaha değil kişiye verildiğini belirterek, "silah benim ama başkası kullandı" yaklaşımının hukuken çoğunlukla geçerli olmadığını ifade etti.
Yıldırım, 6136 sayılı kanun kapsamında ruhsat sahibi kişilerin yükümlülüklerinin açıkça belirlendiğine değinerek, "Özellikle çocukların bulunduğu evlerde silahla mermilerin ayrı bölmelerde ve kilitli alanlarda saklanması ciddi önem arz etmektedir. Kusurlu muhafaza neticesinde silaha erişen kişilerin işlediği suçlar bakımından ruhsat sahibi yaptırımlara maruz kalabilir." dedi.
Kusurunun yoğunluğuna göre kişi hakkında adli soruşturma açılabilir
Kahramanmaraş'ta bir okula yönelik gerçekleştirilen saldırıda, saldırganın emniyet mensubu babasının ruhsatlı silahını alarak çok sayıda kişinin ölümüne sebep olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ceza avukatı Emre Altun, baba açısından cezai sorumluluk doğup doğmayacağının silahın muhafaza edilip edilmediğine ve çocuğun silaha erişiminin öngörülebilir olup olmadığına göre belirlenebileceğini söyledi.
Altun, "Kolluk personeli, emekli olsa da mesleği gereği kendisine verilen silahı gerekli özenle korumayıp başkasının kullanmasına sebebiyet vermişse, personelin kusurunun yoğunluğuna göre hakkında adli soruşturma açılabilir ve bu, bağlı bulunduğu kurum tarafından ayrıca idari soruşturmaya konu edilebilir." ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş'ta yaşanan olayda da saldırganın babasının Emniyet Teşkilatı mensubu olduğuna dikkati çeken Altun, "Çocuğun babasının silahlarını alarak saldırıyı gerçekleştirdiği iddiası göz önüne alındığında silahların güvenli şekilde saklanmaması sebebiyle emniyet mensubu babanın adli olarak 'görevi ihmal', idari anlamda ise disiplin sürecine muhatap kalacağı ortadadır." diye konuştu.
Avukat Altun, şöyle devam etti:
"Ayrıca, saldırganın olayda babasına ait silahları kullandığı sabitse, babanın bu suçlar gerçekleşmeden önce durumdan haberdar olup olmadığının kapsamlı bir soruşturmayla ortaya konulması gerekir. Eğer babanın bilgisi veya haberi olduğu tespit edilirse, işlenen 'birden fazla kasten öldürme', 'kasten yaralama' ve 'kasten öldürmeye ve yaralamaya teşebbüs' suçları bakımından Türk Ceza Kanunu kapsamında azmettirme veya yardım etme hükümleri çerçevesinde cezai sorumluluğuna gidilmesi mümkün olacaktır."
Yorumlar
Kalan Karakter: