Yıllardır Karaman Ovası’nın kurtuluş projesi olarak görülen Göksu suyunun ovaya getirilmesi hedefi, bugün her geçen gün daha da uzaklaşan bir hayale dönüşüyor. Çiftçilerin en büyük umudu olan bu proje, süreçlerin yavaş ilerlemesi ve alternatif projelerin gündeme gelmesiyle birlikte belirsizliğe sürüklenmiş durumda.
Göksu suyunun Karaman Ovası’na ulaştırılması hedefi, Mut Barajı Projesi ile birlikte yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Karaman halkının uzun yıllardır umut bağladığı su projeleri, tarımsal üretimin geleceği açısından hayati önem taşırken, Mut Barajı kapsamında planlanan bazı çalışmaların Karaman sınırları içerisindeki köylerin tarım arazilerine denk gelmesi ciddi soru işaretleri doğurdu.
Özellikle verimli tarım arazileri, bağlar, bahçeler ve zeytinliklerin istimlak edilecek olması bölge çiftçisini endişelendiriyor. Baraj sahasında kalan bahçelerin kamulaştırılması ve bazı arazilerin sular altında kalacak olması nedeniyle köylerde yaşayan üreticiler, geçim kaynaklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını ifade ediyor. Ayrıca bazı arazilerin sulama imkanından da yararlanamayacağı belirtiliyor. Vatandaşlar, yıllardır emek verdikleri toprakları terk etmek zorunda kalabileceklerini dile getiriyor.
Yaklaşık 105 milyon metreküp su depolama kapasitesi ve 215 bin dekardan fazla sulama alanı hedeflenen projede, faydanın farklı bölgelere yönelmesi; buna karşılık bedelin Karaman’daki köyler tarafından ödenmesi ise en büyük eleştiri konusu olarak öne çıkıyor.
Öte yandan Mut Barajı ile birlikte, yıllardır Karaman tarımının en büyük hayallerinden biri olan Göksu suyunun Karaman’a taşınması projesinin de zora girdiği ifade ediliyor. Göksu Nehri’nin kollarından birinin Karaman bölgesinden, diğerinin ise Ermenek tarafından gelerek birleştiği ve ardından Akdeniz’e döküldüğü bilinirken, Karaman topraklarından geçen bu sudan bölge çiftçisinin yeterince faydalanamaması dikkat çekiyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında Mut Barajı Projesi’nin yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor. Hem Karaman’ın su ihtiyacını karşılayacak hem de bölge köylerini mağdur etmeyecek; adil, sürdürülebilir ve ortak faydayı esas alan çözümlerin hayata geçirilmesi isteniyor. Karaman’da toprağın, üretimin ve çiftçinin korunması gerektiği vurgulanıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: