Eğitim Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Aliye Çınar Köysüren, fakülte personeli ve çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen panel saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
“TÜRKÇENİN KÖKLERİ 5500 YIL ÖNCESİNE KADAR UZANMAKTADIR.”
“Türkçenin bilinen en eski metni Köktürkler zamanında yazılan Çoyr Yazıtı’dır. En önemli ve hacimli ilk belgeleri ise Tonyukuk, Köl Tigin ve Bilge Kağan Bengü taşlarıdır. Bu taşlar, Türk dil tarihi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü bu taşlar dillerin ses, yapı ve cümle bilgisi hakkında bilgiler vermektedir.”
Prof. Dr. Toker, Türkçe ve Sümerce dilleri arasındaki benzerliklere de değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sümerce ve Türkçe arasında 168 kelime benzerlik gösteriyor. Bu ortak hazine Türkçenin köklerinin 5500 yıl öncesine dayandığını ve o dönemde dahi kullanıldığını gösteriyor. Türkçe, dünyada en çok konuşulan 7’nci dil aynı zamanda bir medeniyet dili olarak Türkçe 17 farklı dile de kelime kazandırmıştır.”
“BİZLER TÜRKÇENİN MİSYONERLERİYİZ.”
Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşçı ise ‘Türk Dünyası ve Çağdaş Türk Lehçeleri’ konulu sunum yaptı. Türkçenin ve Türk dünyasının kapsadığı coğrafya ve bu coğrafyada yaşayan toplulukların kültürel özellikleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aşçı şunları söyledi: “Resmi verilere bakıldığında dünyada ana dili Türkçe olan toplam 221 milyon insan yaşıyor. Resmi olmayan verilere göre ise bu sayı 240 milyona yakın. Dilimiz çok zengin ve köklü bir tarihe sahip. Başka dillere özenti duymadan kendi dilimizin özelliklerini iyi öğrenerek dilimizi yaşatmalıyız. Bizler Türkçenin misyonerleriyiz. Dilimizi yaşatacak ve koruyacak olan sizlersiniz.”
Panel, hediye takdimlerinin ardından sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: