28 Şubat özellikle insan hakları açısından büyük bir darbedir. Üniversite öğrencileri sırf başörtüsü taktıkları için sınıflarından çıkarıldı. Üniversitelerde bir cadı avı başlatıldı. Üniversite kapılarından içeri alınmadı. En temel insani hakkı olan ve yasalarla koruma altına alınan eğitim hakları ellerinden alındı. Başörtülü öğrenciler amansız bir linçe tabi tutularak ötekileştirildi, hakir görüldü ve aşağılandı. Sınavlara alınmadı ve kapı dışına bırakıldılar. İkna odaları kuruldu. Ben seni böyle istiyorum şöyle olacaksın diyerek yaşam tercihlerine müdahale edildi. Hâlbuki itilen, ötekileştirilen, aşağılanan, hakir görülen o öğrenciler devletine, milletine karşı asla isyan etmemiş, yakıp yıkmamış, polisine askerine el kaldırmamıştır. Diplomasını alamayan, eğitimini tamamlayamayan, hayallerini gerçekleştiremeyen binlerce mağdur genç ortada bırakılmıştır.
Aynı cadı avı sadece üniversitelerde değil kamuda çalışan kamu görevlileri üzerinde de sürdürülmüştür. Başörtüsü ve işleri ile bir tercih yapmaları istenmiştir. Başörtülerini çıkararak ancak işlerine devam edebilecekleri dayatılmıştır. İşlerinden atılan binlerce kamu görevlisi yine bu süreçte mağdur edilmiştir.
1000 yıl sürecek diyerek kuyruklarını dik tutmaya çalışanlar zulmün asla uzun süremeyeceğini idrak edememişlerdir. Ancak 5 yıl süren bu insanlık dışı muamele 2002 yılında yer ile yeksan olmuştur. Zulüm kaybetmiş hak kazanmıştır. Allah bir daha aziz milletimize bu ve benzeri zulümleri yaşatmasın” ifadelerinde bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: