Milli Parklar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle belirli bölgelerde usta-çırak ilişkisiyle sürdürülen geleneksel avcılık yasal zemine kavuşurken, yaralı veya el konulan hayvanların doğaya salınma süreçlerine yönelik yenilikler getirildi.
Milli parklara yönelik düzenlemeleri içeren "Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kanun, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğüne biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatı yönetimi alanlarında yeni yetkiler tanıyor.
Düzenlemeyle biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması, koruma ile kullanım esaslarının yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak belirlenmesi, sulak alanların ekolojik dengesinin gözetilmesi ile nesli tehlike altındaki nadir bitki ve hayvan türlerinin denetimi artık DKMP'nin sorumluluğuna bırakıldı. Bu kapsamda idari yaptırım uygulama yetkisi de müdürlüğe tanındı.
Düzenlemede "geleneksel avcılık" ibaresinin Kara Avcılığı Kanunu'na eklenmesi ve kaçak avcılık cezalarındaki artışlar dikkati çekiyor.
Geleneksel avcılık düzenlemesi, belirli bölgelerde tarihsel olarak sürdürülen ve usta-çırak ilişkisi içinde aktarılan avcılık uygulamalarının kültürel miras boyutunun tanınmasını ve yasal statüsünün güçlendirilmesini sağlayacak.
Bu kapsamda belirli bir yöreye özgü kimlik taşıyan avlanma yöntemleri, mevcut mevzuatın yasak saydığı bir yöntem veya araç içerdikleri gerekçesiyle yasaklanmayacak, bunun yerine denetimli biçimde mevzuatta yerini alacak.
Geleneksel avcılık yasal zemine kavuşmakla kota, alan ve dönem kısıtlamalarına tabi tutulacak. Geleneksel avcılığın nerede, ne zaman ve hangi türler için yapılabileceği, bilimsel veriler ve uluslararası sözleşmeler esas alınarak DKMP tarafından belirlenecek.
Kaçak avcılık cezalarında artışa gidildi
Düzenlemeyle kaçak avcılığa yönelik idari para cezaları da önemli ölçüde artırıldı. Merkez Av Komisyonunca yasaklanan avlaklarda avlanmanın cezası 200 liradan 10 bin liraya, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında avlanmanın cezası ise 350 liradan 15 bin liraya yükseltildi.
Avcılık belgesi ya da izni olmadan avlananlara 5 bin ila 10 bin lira arasında değişen idari para cezası verilecek, 5 yıl içindeki tekrarlarda ceza 3 katına çıkacak.
Ayrıca, kaçak avcılıkla mücadele yalnızca cezai yaptırımlarla yürütülmeyecek, denetim faaliyetleri, bilgilendirme ve eğitim çalışmaları da eş zamanlı sürdürülecek.
Yapılan düzenlemeyle av ve doğa koruma memurları statüsünün güçlendirilmesi ve sahadaki yetki ve görevlerinin netleştirilmesi sağlanarak kaçak avcılıkla mücadelede daha etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulmasının sağlanacağı öngörülüyor.
Yaralı ve el konulan hayvanlar için yeni süreç
Yasa, el konulan veya yaralı bulunan yaban hayvanlarına ilişkin süreci de yeniden düzenliyor. Doğada yaralı, hasta veya bitkin bulunan ya da kaçakçılıktan ele geçirilen hayvanlar, öncelikle güvenli şekilde kurtarılacak. Bu hayvanlar, Türkiye'nin 11 ilinde bulunan ve DKMP tarafından kurulmuş yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerine ya da DKMP ile protokol yapmış hayvanat bahçeleri ile veteriner fakültelerine nakledilecek.
İlgili merkezlerde hayvanların türüne ve durumuna göre acil müdahale, görüntüleme, cerrahi operasyonlar ve gerekli görülen diğer tıbbi müdahaleler uygulanacak. Paraziter ve bulaşıcı hastalıklar açısından da kontrol ve tedavileri yapılacak.
Fiziksel iyileşmenin yanı sıra, hayvanların doğada hayatta kalabilmek için ihtiyaç duydukları içgüdüsel becerileri (uçma, avlanma, saklanma vb.) yeniden kazanmalarını sağlamak amacıyla türe özgü davranışsal rehabilitasyon süreci de yürütülecek.
Bir hayvanın doğaya salınmaya hazır olduğuna karar verilmeden önce veteriner hekim tarafından kapsamlı sağlık taramalarından geçirilecek. Rehabilitasyonu tamamlanan yaralı hayvanların doğal popülasyon için bir tehdit oluşturmadığından emin olunmasının ardından yetişkin yabani memelilerde doğadan alındıkları yerden 16 kilometre yarıçapında bir yerde, yavru memelilerde avcı hayvanların ve kendi tür baskısının olmadığı uygun yerde, sürüngen ve amfibilerde alındıkları yerden 1 kilometre yarıçapında bir yerde, kuşlar göç döneminde ise göç rotalarında göç dönemi dışında ise alındığı yerde doğaya salınacak.
Ele geçirilen yaban hayvanlarından, Türkiye'nin yaban hayatında doğal olarak yer almayan veya doğaya geri döndürülmesi mümkün olmayanlar, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hayvanat bahçeleri, doğal yaşam parkları veya uygun görülen diğer alanlarda bakıma alınacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: