Kayseri'de yaşayan 72 yaşındaki emekli teknisyen Mustafa Göçer, bireysel ve yürüyüş gruplarıyla dağ tepe gezerek her yıl binlerce fidan ve tohumu toprakla buluşturuyor.
Doğadaki tüm canlılara faydalı olmak için babasının vasiyetiyle yola çıkan Göçer'in yeşile olan sevgisi, hayatının bir parçası haline geldi.
Mahalle mahalle, köy köy gezip boş arazilere tohum atıp fidan diken Göçer, 7 yaşında hobi olarak başladığı işi, emekli olsa da sürdürüyor.
Emekli maaşının neredeyse tamamını doğa için harcayan Göçer'e, yürüyüş grupları da eşlik ederek boş arazileri yeşillendirmeye çalışıyor.
Emekli teknisyen Göçer, AA muhabirine, 7 yaşından beri tohum ve fidanları toprakla buluşturduğunu, bu yüzden kendisine "Ağaç Dede" lakabı verildiğini söyledi.
Türkiye'nin iklim direncini artırmak, su ve gıda krizine karşı insanları uyarmak için çalıştığını anlatan Göçer, bu yüzden yürüyüş faaliyetleri gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Tohum ve fidanları Türkiye'nin farklı illerine giderek köy köy, mahalle mahalle dolaşarak toprakla buluşturduğunu ifade eden Göçer, "Aşağı yukarı her yıl 20-30 bin arası tohum dikiyorum. Kayısı, vişne, kiraz ve badem çekirdeklerini toprakla buluşturuyorum. Fidan dikimini de köylüler ve okullarla beraber yapıyorum. Bir de vesile olduklarım var. 50 bin çocuğa fidan dikmeyi öğrettim. Birer fidan dikseler 50 bin fidan eder. Bu çocuklardan fidan dikmeyi öğrenenler sık sık bana telefon ediyor. 'Hocam 1000 tane fidan diktik, 500 fidan diktik' diye. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Vesile olduklarım, gruplarla diktiklerim hepsi 1 milyona yaklaşmıştır." diye konuştu.
- "Arkamda güzel izler bırakmak istiyorum"
Göçer, tek başına çıktığı bu yolda onlarca kişiyle devam ettiğini vurguladı.
Şehirleri ormanlaştırmak zorunda olduklarını dile getiren Göçer, "Nasıl ki köylerden geldik, şehirleri beton yığınına döndürdük. Şimdi tekrar ters dönüş olmalı. Bu işi ölünceye kadar yapacağım çünkü idealim var. Yarın bir gün ölüm döşeğinde kafamı koyup arkama baktığımda, gözlerimin önüne diktiğim fidanlar, fidan dikmeyi öğrettiğim çocuklar gelsin istiyorum. Mutlu bir şekilde ölmek, onun için de arkamda güzel izler bırakmak istiyorum. Gerek ülkem gerekse tüm masum canlılar için." ifadesini kullandı.
Yürüyüş grubuna katılan Zeki Ok ise yürüyüş grubuyla çevreyi yeşillendirmek istediğini söyledi.
Ormanlar sayesinde yağmur ve suyun geldiğini, oksijenin oluştuğunu, insanların yaşadığını ve erozyonun önlendiğini vurgulayan Ok, "Yani ağaç olmazsa hayat olmaz. Ağaç olmazsa su olmaz, tarım alanları kurur. Onun için arkadaşımız 'Ağaç dede' çok güzel işler yapıyor. Geçenlerde bizim köye gittik, arazime fidan diktik." şeklinde konuştu.
Argos Bisiklet Derneği Başkanı Hamdi Yüksel de "Çevreye katkı sağlamak için bir şeyler yapmak lazım. Bu nedenle toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla bu tür faaliyetlere katılıyoruz." dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: