<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Karaman Haberleri - Son Dakika Karaman Haberleri - Gazete Anadolu</title>
        <description>Karaman&#039;ın Güçlü Sesi - Karaman Haberlerinde Doğru ve Güvenilir Adres - gazeteanadolu.com</description>
        <link>https://www.gazeteanadolu.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:43:10 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Sivasspor, yeni sezon hazırlıklarına devam etti</title>
                                    <description>Trendyol 1. Lig ekiplerinden Ekenler Beton Sivasspor, yeni sezon hazırlıklarını sürdürdü.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden Ekenler Beton Sivasspor, yeni sezon hazırlıklarını sürdürdü.</p>

<p>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, yardımcı antrenör Evren Otyakmaz yönetiminde kulüp tesislerinde gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı.</p>

<p>Ardından koordinasyon ve kondisyon ağırlıklı çalışmalar yapan futbolcular, dar alan ve turnuva oyunlarıyla antrenmanı tamamladı.</p>

<p>Sivasspor, akşam saatlerinde yapacağı antrenmanla yeni sezon hazırlıklarına devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/sivasspor-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-etti.jpg</image>
                                <category>SPOR</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/sivasspor-yeni-sezon-hazirliklarina-devam-etti/154217</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:35:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde mezuniyet sevinci</title>
                                    <description>Kayseri&#039;de Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesinde mezuniyet töreni düzenlendi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesinde mezuniyet töreni düzenlendi.</p>

<p>ERÜ'den yapılan açıklamaya göre, Erciyes Kültür Merkezi'nde 702 öğrencinin mezun olduğu programa, Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, akademisyenler, mezun öğrenciler ve aileler katıldı.</p>

<p>Törenin açılışında konuşan Altun, ERÜ'nün her zaman üreten bir üniversite olduğunu belirtti.</p>

<p>Mezun olan öğrencilerin ailelerini kutlayan Altun, "Sizler bugün mezuniyet törenlerinde çocuklarınızla ne kadar gurur duysanız azdır. Ancak biz şunu biliyoruz ki sizin emekleriniz çok daha fazla. Emekleriniz hiçbir zaman azımsanmayacak seviyededir. Sizlere çok teşekkür ediyorum. Emeklerinize sağlık. Sevgili mezunlarımız, şunu unutmayın. Hayat çok hızlı geçiyor. Zaman çok hızlı geçiyor. Emin olun mezun olduğunuz yıl da hemen geride kalacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öner de konuşmasında, ERÜ Mühendislik Fakültesinin bu yıl 50’nci yılını kutladığını aktararak, mezunlara merak eden, araştıran, sorgulayan ve sürekli kendini geliştiren bireyler olmaktan asla vazgeçmemelerini tavsiye etti.</p>

<p>Konuşmaların ardından, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı dönem birincisi Zeynep İbrahim mezuniyet kütüğüne plaket çaktı.</p>

<p>Mezun öğrencilerin mühendislik yemini ettiği tören, diplomalarının verilmesinin ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/erciyes-universitesi-muhendislik-fakultesinde-mezuniyet-sevinci.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/erciyes-universitesi-muhendislik-fakultesinde-mezuniyet-sevinci/154216</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:35:18 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya Veledromu&#039;nda 200 bisikletçi piste çıktı</title>
                                    <description>Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından Konya Olimpik Veledromu&#039;nda düzenlenen Pist Bisikleti Kupası ve Gelişim Kampı, yaklaşık 200 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından Konya Olimpik Veledromu'nda düzenlenen Pist Bisikleti Kupası ve Gelişim Kampı, yaklaşık 200 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Federasyondan yapılan açıklamaya göre, Sporcu Gelişim Projesi kapsamında organize edilen kampta, bir yandan elit sporcular Türkiye Pist Bisikleti Şampiyonası öncesinde son hazırlıklarını yaparken, diğer yandan altyapı sporcuları yarış deneyimi kazanma fırsatı buldu.</p>

<p>Yaklaşık 200 sporcunun mücadele ettiği organizasyonda, gençler ve büyükler kategorilerinde yarışan 60 sporcu, 28 Temmuz-1 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Türkiye Pist Bisikleti Şampiyonası öncesinde yarış temposunu test etti.</p>

<p>Organizasyonun altyapı bölümünde ise 12-17 yaş kategorisindeki 160 sporcu piste çıktı.</p>

<p>Türkiye'nin farklı illerinden Konya'ya gelen genç sporcular, Türkiye Bisiklet Federasyonunun Temel Pist Bisikleti Eğitim Programı'nın ardından Puanlı Pist Bisikleti Kupası'nın ikinci ayağında mücadele etti.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) programı kapsamında 2026 yılında seçilen 22 sporcu da Konya Olimpik Veledromu'nda gerçekleştirilen üç günlük gelişim kampına katıldı.</p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde, Konya Olimpik Veledromu'nda uygulanan gelişim modeliyle altyapıdan elit seviyeye uzanan güçlü bir sporcu yapısı oluşturduklarını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/konya-veledromunda-200-bisikletci-piste-cikti.jpg</image>
                                <category>SPOR</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/konya-veledromunda-200-bisikletci-piste-cikti/154215</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:34:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahşılı Kaymakamı Kazanasmaz&#039;dan birlik ve beraberlik mesajı</title>
                                    <description>Bir süre önce görevine başlayan Bahşılı Kaymakamı Elif Yazıcıoğlu Kazanasmaz, ilçe için üzerine düşen görevi yapacağını söyledi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Bir süre önce görevine başlayan Bahşılı Kaymakamı Elif Yazıcıoğlu Kazanasmaz, ilçe için üzerine düşen görevi yapacağını söyledi.</p>

<p>Kaymakam Kazanasmaz, AA muhabirine, ilçedeki her kesimle bir olup değer katmaya, güzel çalışmalar yapmaya gayret edeceklerini belirtti.</p>

<p>Muhtarlarla, kurumlarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla göze değer katan, görülebilen çalışmalar yapmaları gerektiğini dile getiren Kazanasmaz, "Bizden öncekilerin çalışıp, taş üstüne taş koyanlardan Allah razı olsun, emeklerine sağlık. Biz de dört elle üzerimize düşeni yapacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/bahsili-kaymakami-kazanasmazdan-birlik-ve-beraberlik-mesaji.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/bahsili-kaymakami-kazanasmazdan-birlik-ve-beraberlik-mesaji/154214</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:34:45 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Karaman&#039;da yarış büyüyor!</title>
                                    <description>AK Parti Karaman İl Başkanlığı için hareketli günler yaşanıyor</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Karaman İl Başkanı Av. Murat Öztürk'ün görevinden ayrılmasının ardından yeni il başkanının belirlenmesine yönelik süreç devam ederken, aday sayısı da artıyor.<br />
İş insanı Adem Öztürk'ün adaylığını açıklamasının ardından, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana çeşitli görevlerde bulunan Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Şeref Kuku da il başkanlığına talip olduğunu duyurdu. Kurucu İl Yönetim Kurulu Üyesi olan ve halen AK Parti Merkez İlçe Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Kuku'nun adaylığı teşkilat içinde dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.<br />
Şeref Kuku, adaylığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla da duyururken, "İyi bir siyasetçi nasıl olmalıdır?" başlıklı değerlendirmesinde güçlü iletişim, liderlik, ekip çalışması, adalet, hukukun üstünlüğü ve ülke menfaatlerini önceleyen bir yönetim anlayışının önemine vurgu yaptı.<br />
Öte yandan, Karaman İl Genel Meclisi eski Başkanı Mustafa Bayır da il başkanlığı için adaylığını açıkladı. Bayır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, gerçekleştirilecek mülakata katılacağını belirterek destek istedi.<br />
Süreç kapsamında AK Parti Genel Merkezi tarafından görevlendirilen yetkililerin Karaman'a geldiği öğrenildi. İl başkan adaylarıyla mülakatlar yapılacağı, teşkilat mensuplarıyla da çeşitli istişarelerin gerçekleştirileceği ifade ediliyor.<br />
Karaman'da yürütülen değerlendirme sürecinin ardından AK Parti Genel Merkezi'nin yeni il başkanını belirleyerek kamuoyuna açıklaması bekleniyor.<br />
 </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/ak-parti-karamanda-yaris-buyuyor_6a56075e60e0a.webp</image>
                                <category>SİYASET</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/ak-parti-karamanda-yaris-buyuyor/154213</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:53:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>FETÖ&#039;NÜN 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN 10. YILI - AK Parti Ankara Milletvekili Çam&#039;dan 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirme:</title>
                                    <description>AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, &quot;Türkiye&#039;nin önü çok açık, bunu kapatmaya çalıştılar 15 Temmuz süreci aslında böyle bir süreçti, sonrasında biz tabii bütün duruşmalara gittik, duruşmalarda anlıyoruz ki aslında bizim düşündüğümüzün çok ötesinde bir örgütlenme var.&quot; dedi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, "Türkiye'nin önü çok açık, bunu kapatmaya çalıştılar 15 Temmuz süreci aslında böyle bir süreçti, sonrasında biz tabii bütün duruşmalara gittik, duruşmalarda anlıyoruz ki aslında bizim düşündüğümüzün çok ötesinde bir örgütlenme var." dedi.</p>

<p> </p>

<p>AK Parti Ankara Milletvekili Çam, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Meclis'te yaşananları AA muhabirine değerlendirdi.</p>

<p>Meclis'e ilk gelen vekillerden olduğunu söyleyen Çam, dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile Genel Kurul Salonu'nun açılmasına karar verdiklerini anımsattı.</p>

<p>O gün iktidarıyla muhalefetiyle Meclis'te birlik görüntüsü vermek istediklerini söyleyen Çam, "Ülke söz konusu olduğunda bütün her şeyin teferruat olduğunu, milletin devletiyle bütünleştiğini, bayrağına sahip çıktığını göstermek adına milletvekilleri de milletin vekilleri olarak burada bir duruş sergilediler." diye konuştu.</p>

<p>Lütfiye Selva Çam, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Konuşmalar başladı, Meclis Başkanımız açtı Meclisimizi. Konuşmalar esnasında kürsüde o zamanki Adalet Bakanımız Bekir Bey konuşma yaparken inanılmaz bir gümbürtüyle bir bombanın Meclis'imize atıldığına şahitlik ettik. Şunu söyleyebilirim, orada şu anda bile bir gürültü duysanız irkileceğiniz, sarsılacağınız, ne yapacağınızı şaşıracağınız bir durumda olabilirsiniz ama o gün herkes adeta ecdattan gelen o kahraman vücut haliyle dimdik ayakta slogan atmaya başladı. Buranın Meclis'in açık olacağını, milletin iradesine hiçbir şekilde ipotek konulamayacağını, 'ölmek var, dönmek yok' şeklinde burada sonuna kadar bu iradeyi koruyacağımızı, inanılmaz coşkulu bir şekilde hepimiz kürsünün önünde yek vücut olarak milletimize göstermiş olduk."</p>

<p>Çam, Türkiye üzerinde oynanan oyunları bugün Orta Doğu'daki gelişmeler ışığında çok daha iyi anladıklarına dikkati çekerek, "Yani bir plan yapılmış, o plan uygulamaya çalışılmış ve içerideki organizasyonlarla birlikte adeta Orta Doğu yeniden dizayn edilmek istenmiş ve burada da en önemli unsur Türkiye'yi zayıflatmak ve Türkiye'den bu işe başlamak. Ancak buna milletimiz müsaade etmedi. Devlet, millet dayanışmasını tüm dünya gördü." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Dünya liderlerinin arabuluculuk konusunda tek güvenebildiği ülkenin Türkiye, liderin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Çam, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye'nin önü çok açık, bunu kapatmaya çalıştılar, 15 Temmuz süreci aslında böyle bir süreçti, sonrasında biz tabii bütün duruşmalara gittik, duruşmalardan anlıyoruz ki aslında bizim düşündüğümüzün çok ötesinde bir örgütlenme var. 'Bunun uzantıları var mı?' Bugün herkes zaten kafasında bu soru işaretiyle yaşıyor. Tamamen bitti mi, FETÖ tamamen yok oldu mu? Şunu hiç unutmamamız gerekiyor, kanser hücresi gibi tekrardan metastaz yapmaması için devlet, millet bütünleşmemiz ve Cumhurbaşkanı'mızın 'iç cepheyi sıkı tutma' sözü çok kıymetli.</p>

<p>Devlet ve millet dayanışmasını sağladığımız ölçüde içimizdeki bu zehirli urları, metastaz yapmış bu hücreleri yok etmeye irademiz ve gücümüz var ama çok uyanık olmamız gerekiyor. Allah bir daha ülkemize böyle bir süreç yaşatmasın, darbe tabii ki hiç hoş karşılanan bir şey değil ama bizim yaşadığımız her zamankinden çok daha farklı bir darbeydi, içten içe karşımızda gördüğümüz askerlerin aslında ülkemizi, bayrağımızı temsil ettiğini düşündüğümüz, koruduğunu düşündüğümüz askerlerimizin bir terörist olarak karşımıza çıkması hiç kabul edilebilir bir şey değildi."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/fetonun-15-temmuz-darbe-girisiminin-10-yili-ak-parti-ankara-milletvekili-camdan-15-temmuz-darbe-girisimine-iliskin-degerlendirme.jpg</image>
                                <category>SİYASET</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/fetonun-15-temmuz-darbe-girisiminin-10-yili-ak-parti-ankara-milletvekili-camdan-15-temmuz-darbe-girisimine-iliskin-degerlendirme/154209</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:01:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Zara&#039;da ilçe protokolü şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi</title>
                                    <description>Sivas&#039;ın Zara ilçesinde Kaymakam Malik Çalışır, Belediye Başkanı Fatih Çelik ve ilçe protokolü şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ın Zara ilçesinde Kaymakam Malik Çalışır, Belediye Başkanı Fatih Çelik ve ilçe protokolü şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.</p>

<p>Mehmet Habib Soluk Öğretmenevi'nde düzenlenen programda konuşan Çalışır, şehit aileleri ve gazilerin her zaman yanlarında olduklarını söyledi.</p>

<p>Şehitlik ve gaziliğin önemine vurgu yapan Çalışır, "Vatanımızın ilelebet var olmasında bu topraklara kan veren, can veren aziz şehitlerimizin bizlere emaneti siz kıymetli ailelerimiz ve vatan müdafaasında yaralanan kıymetli gazilerimiz ve aileleri bizler sizlere minnettarız. Aziz şehitlerimize, vefat eden gazilerimize Allah'tan rahmet, sizlere sağlıklı, hayırlı uzun ömürler diliyorum." dedi.</p>

<p>Çalışır ve Çelik daha sonra şehit aileleri ve gazilerle sohbet ederek istek ve temennilerini dinledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/zarada-ilce-protokolu-sehit-aileleri-ve-gazilerle-bir-araya-geldi.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/zarada-ilce-protokolu-sehit-aileleri-ve-gazilerle-bir-araya-geldi/154208</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:01:28 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>FETÖ&#039;NÜN 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN 10. YILI - 15 Temmuz şehidinin annesinin acısı ilk günkü gibi taze</title>
                                    <description>Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında İstanbul&#039;da meslektaşlarına yardım etmek için gittiği Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliği&#039;nde çıkan çatışmada şehit olan polis memuru Fatih Dalgıç&#039;ın annesi Asiye Dalgıç, oğlunun şehadetinin üzerinden geçen 10 yıla rağmen acısını ilk günkü gibi yüreğinde taşıyor.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında İstanbul'da meslektaşlarına yardım etmek için gittiği Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliği'nde çıkan çatışmada şehit olan polis memuru Fatih Dalgıç'ın annesi Asiye Dalgıç, oğlunun şehadetinin üzerinden geçen 10 yıla rağmen acısını ilk günkü gibi yüreğinde taşıyor.</p>

<p> </p>

<p>Eskişehir'in Çifteler ilçesine bağlı kırsal Alikan Mahallesi'nde yaşayan Dalgıç ailesi, şehit çocuklarının kişisel eşyaları ve fotoğraflarını, evin birçok köşesinde özenle muhafaza ediyor.</p>

<p>15 Temmuz 2016 gecesi şehit olan, 5 kardeşten en büyüğü Fatih Dalgıç'ın annesi Asiye Dalgıç, oğlunun hatıralarıyla yaşıyor.</p>

<p>Anne Asiye Dalgıç, AA muhabirine, acısının halen ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.</p>

<p>Oğlunu kaybedeli 10 yıl olduğunu belirten Dalgıç, "Ben içeride onlara yemek verilmesine bile razı değilim. Biz onları ne zorluklarla büyüttük. Mekanları cennet olsun yavrularımızın. Bütün yavrularımızı Allah korusun." dedi.</p>

<p>Dalgıç, oğlunun yardımsever ve tez canlı bir kişiliğe sahip olduğunu anlatarak, Fatih Dalgıç'ın arkadaşlarına yardım etmek isterken şehit düştüğünü ifade etti.</p>

<p>Oğlunun, arkadaşının yardım istemesi üzerine olay yerine gittiğini dile getiren Dalgıç, "Çok yardımseverdi. Arkadaşının bir tanesi yardım isteyince oraya gitmişler. O arkadaşını korumaya gidince Allah'ın vadesi o kadarmış. Yapacak hiçbir şey yok." diye konuştu.</p>

<p>Dalgıç, şehadet haberini aldıkları günü unutamadığını kaydederek, "Bize yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını söylemişlerdi. Arkadaşlarına sedyenin üzerindeyken 'Bana bir şey olmaz' demiş ama ameliyattan çıkamadı, şehit oldu oğlum." ifadesini kullandı.</p>

<p>Fatih'in ilk evladı olduğunu dile Dalgıç, eşinin vefatının ardından oğlunun ailede hem ağabey hem de babalık sorumluluğunu üstlendiğine dikkati çekti.</p>

<p>- "Oğluma söz verdim, 'ağlamayacağım' dedim"</p>

<p>Dalgıç, aradan geçen 10 yıla rağmen oğlunu her gün özlediğini ve zaman zaman onu rüyasında gördüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Hiçbir zaman '2 sene oldu, 3 sene oldu' diye düşünmedim. Acısı hep ilk günkü gibi. Bir gece uyurken Fatih oğlum kolumdan tuttu. 'Anne, sen Batuhan kardeşimi hiç düşünme, ben onun yanındayım. Sakın ağlama. Anne, hep yanınızdayım' dedi. Ben de oğluma söz verdim, 'ağlamayacağım' dedim."</p>

<p>Oğlunun eşyalarını ve fotoğraflarını görünce duygulandığını dile getiren Dalgıç, "Resimlerinin hepsi burada. Yanıma bir tanesini alıyorum. Hepsini götürürsem dayanamam diye götüremiyorum. Kardeşi Batuhan çok benziyor abisine. Bazen onu gördüğümde abisini görür gibi hissediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dalgıç, yaşadığı büyük acıya rağmen diğer çocukları için ayakta durmaya çalıştığını belirterek, geride kalan 4 evladı için dimdik durduğunu, onlar için hem anne hem de baba olmaya gayret ettiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>Şırnak Emniyet Müdürlüğünde görev yaparken yıllık iznini geçirmek üzere bulunduğu İstanbul'da 15 Temmuz 2016 gecesi meslektaşlarına yardım etmek amacıyla Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliği'ne giden polis memuru Fatih Dalgıç, darbecilerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede şehit olmuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/fetonun-15-temmuz-darbe-girisiminin-10-yili-15-temmuz-sehidinin-annesinin-acisi-ilk-gunku-gibi-taze.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/fetonun-15-temmuz-darbe-girisiminin-10-yili-15-temmuz-sehidinin-annesinin-acisi-ilk-gunku-gibi-taze/154207</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:01:26 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TFF&#039;den amatör futbolda tarihi değişiklik</title>
                                    <description>TFF, Bölgesel Amatör Lig&#039;in adını Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) olarak değiştirdi</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), amatör futbolun en üst basamağında önemli bir değişikliğe imza attı. Bölgesel Amatör Lig'in (BAL) adı "Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL)" olarak değiştirilirken, 2026-2027 sezonunda uygulanacak yeni yaş kriterleri ve oyuncu kuralları da açıklandı.<br />
TFF'nin aldığı kararla birlikte yıllardır Bölgesel Amatör Lig (BAL) adıyla oynanan organizasyon, yeni sezondan itibaren Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) ismiyle düzenlenecek. Değişikliğin temel amacı, genç futbolcuların gelişimini destekleyerek profesyonel liglere geçişlerini hızlandırmak olarak gösterildi.<br />
<strong>GENÇ OYUNCULAR ÖN PLANDA OLACAK</strong><br />
Yeni düzenlemeye göre PGL'de, 1 Ocak 2002 ile 31 Aralık 2011 tarihleri arasında doğan futbolcular müsabaka isim listesinde yer alabilecek ve karşılaşmalarda forma giyebilecek. Böylece ligde genç oyuncuların daha fazla süre alması hedefleniyor.<br />
<strong>DENEYİMLİ FUTBOLCULARA 5 KİŞİLİK KONTENJAN</strong><br />
Yeni sistemde tecrübeli futbolcular için de kontenjan uygulanacak. 2001 ve öncesinde doğan en fazla 5 futbolcu, maç kadrosunda yer alabilecek ve karşılaşmalarda görev yapabilecek. Buna karşın kulüpler, kadrolarında bu yaş grubundan daha fazla oyuncu bulundurabilecek ancak müsabaka listesine yalnızca 5'ini yazabilecek.<br />
<strong>YABANCI OYUNCU VE KÜÇÜK YAŞ GRUBU OYNAYAMAYACAK</strong><br />
TFF'nin açıkladığı kurallara göre, 1 Ocak 2012 ve sonrasında doğan futbolcular ile yabancı uyruklu oyuncuların PGL karşılaşmalarında forma giymesine izin verilmeyecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/tffden-amator-futbolda-tarihi-degisiklik_6a55fa1731f47.png</image>
                                <category>SPOR</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/tffden-amator-futbolda-tarihi-degisiklik/154206</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:57:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kontrolden çıkan otomobil refüje daldı</title>
                                    <description>Kontrolden çıkan otomobil refüjdeki dubalara ve aydınlatma direğine çarptı</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Karaman'da kontrolden çıkan bir otomobil, refüjde bulunan dubalara ve aydınlatma direğine çarparak maddi hasarlı kazaya neden oldu. Kazanın ardından sürücü aracını olay yerinde bırakarak kaçtı.<br />
İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, olay yerinde inceleme yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda kaçan sürücünün kullandığı aracın plakasına çeşitli ihlaller nedeniyle toplam 46 bin TL idari para cezası uygulandı.<br />
Kazayla ilgili soruşturma sürerken, kaçan sürücünün kimliğinin belirlenmesi için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/kontrolden-cikan-otomobil-refuje-daldi_6a55f676b4f71.jpg</image>
                                <category>ASAYİŞ</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/kontrolden-cikan-otomobil-refuje-daldi/154204</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:42:31 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Halk sağlığına iklim tehdidi</title>
                                    <description>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin sıcaklık, yağış, kuraklık ve aşırı hava olaylarında uzun yıllar içinde meydana gelen değişimleri ifade ettiğini söyledi.<br />
İklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkati çeken Öz, "İklim değişikliği sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden önemli bir unsur. Artan sıcaklıklar ve sıcak hava dalgaları, su ve gıda güvenliğini tehdit ediyor, hava kirliliğini artırıyor. Öte yandan ruh sağlığı üzerinde de olumsuz etkilere yol açıyor. Bu nedenle iklim değişikliğini önemli bir halk sağlığı tehdidi olarak görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.<br />
Meteorolojik uyarıların yakından takip edilmesinin önemini vurgulayan Öz, "Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarıları ile Sağlık Bakanlığının sağlık tedbirlerine yönelik uyarılarını yakından takip edersek iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmemiz mümkün." diye konuştu.<br />
<strong>"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KIRILGAN NÜFUSU DAHA FAZLA ETKİLİYOR"</strong><br />
İklim değişikliği nedeniyle su ve gıda güvenliğini tehdit eden unsurların daha görünür hale geldiğini belirten Öz, Sağlık Bakanlığı olarak bu alandaki gelişmeleri erken uyarı ve izlem sistemleriyle 7 gün 24 saat takip ettiklerini aktardı.<br />
Öz, iklim değişikliğinin özellikle kırılgan nüfus açısından önemli riskler oluşturduğuna işaret ederek "İklim değişikliği herkesi etkiliyor ancak bebekler, çocuklar, yaşlılar, gebeler, lohusalar, emziren anneler, kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar ve açık alanda çalışanlar iklim değişikliğinin etkilerini daha ağır hissedebiliyor." ifadesini kullandı.<br />
Sağlık Bakanlığının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmaların "İklim Değişikliği ve Sağlık Eylem Planı" doğrultusunda sürdürüldüğünü anımsatan Öz, 2025'te yürürlüğe giren İklim Kanunu sonrasında iklime dayanıklı ve düşük karbonlu sağlık sistemi yaklaşımını kapsayacak şekilde eylem planının sürekli güncellendiğini, çalışmaların Bilimsel Danışma Kurulunun önerileri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi.<br />
<strong>YAPAY ZEKA DESTEKLİ SİSTEMLERLE TAKİP</strong><br />
Öz, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini yapay zeka destekli sistemlerle izlediklerine dikkati çekerek şöyle konuştu:<br />
"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından sıcaklık artışı, aşırı hava olayları, kuraklık ve yağışa ilişkin verileri dijital ortamda alıyoruz. Bu verileri sağlık bilgi sistemlerimizdeki verilerle eşleştirerek yapay zeka desteğiyle analiz ediyor, ortaya çıkabilecek tehditleri önceden tespit ediyoruz. Elde ettiğimiz sonuçları ulusal ve il bazında değerlendiriyor, uluslararası verilerle karşılaştırarak çalışmalarımızı buna göre düzenliyoruz."<br />
Öte yandan Öz, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) sağlığın öncelikli müzakere başlıkları arasında yer alacağını belirtti.<br />
Konferansta sağlık sisteminin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması, uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi, aşırı hava olayları, kuraklık ve yağışların sağlık sistemi üzerindeki etkileri ile bu etkilerin erken uyarı sistemleriyle azaltılmasına yönelik çalışmaların ele alınacağını ifade etti.<br />
Öz, su ve gıda güvenliğini tehdit eden unsurlara yönelik alınacak tedbirlerin yanı sıra kırılgan nüfusu etkileyebilecek hastalıkların yakından izlenmesi amacıyla eylem planlarını da bu doğrultuda güncelleyeceklerini kaydetti.<br />
<strong>"10.00-16.00 SAATLERİ ARASINDA DIŞARI ÇIKILMAMALI"</strong><br />
İklim değişikliğinin ve sıcaklığın herkesi etkilediğini ancak bazı kırılgan nüfusu daha fazla etkilediğini vurgulayan Öz, şunları kaydetti:<br />
"Çok sıcak havalarda, özellikle güneş ışınlarının en etkili olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı. Zorunlu durumlarda gölgelik alanlar tercih edilmeli, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı. Çocuklar, bebekler ve evcil hayvanlar sıcak havalarda kesinlikle araç içinde bırakılmamalı. Vatandaşlarımızın da güneşin etkisinin en yoğun olduğu saatlerde denize girmelerini önermiyoruz. Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, terleme, bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/halk-sagligina-iklim-tehdidi_6a55f1fc52ba0.jpg</image>
                                <category>TÜRKİYE&#039;DEN</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/halk-sagligina-iklim-tehdidi/154203</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:22:29 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sülünlerle kene mücadelesi</title>
                                    <description>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu&#039;nda yetiştirilen sülünler, Türkiye&#039;nin farklı illerinde insan sağlığını ve tarımsal üretimi tehdit eden zararlı böceklere karşı mücadelenin parçası oluyor.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda 2007'den beri sayıları azalan bu kuş türü doğal yaşama kazandırılıyor.<br />
İstasyonda her yıl ilkbaharla birlikte başlayan üretim mesaisi, nisan ayında alınan yumurtaların kuluçkaya yatırılmasıyla hız kazanıyor. Özel makinelerde sıcaklık ve nem dengesi sürekli kontrol edilen yumurtalardan çıkan yavrular özenle büyütülüyor.<br />
Gelişimlerini tamamlayabilmeleri için belirli sıcaklıkta korunan bölümlerde bakımları yapılan yavrular, ilerleyen süreçte ayak kaslarının güçlenmesi ve doğal yaşama uyum sağlayabilmeleri amacıyla özel alanlara alınıyor.<br />
Yaklaşık 2,5 aylık gelişim sürecini tamamlaması beklenen sülünler, temmuz sonundan itibaren Türkiye'nin farklı noktalarında uygun yaşam alanlarına bırakılıyor. Sülünlerin doğal yolla da çoğalmaları için, bulundukları bölgeler belirli süre koruma altına alınıyor.<br />
Zararlı böceklerle beslenen sülünler, özellikle tarımsal üretime zarar veren kahverengi kokarca ile yaz aylarında insan sağlığını tehdit eden kene popülasyonunun doğal yollarla azaltılmasına da katkı sağlıyor.<br />
<strong>POLONEZKÖY'DE 19 YILDA 134 BİN 784 SÜLÜN ÜRETİLDİ</strong><br />
Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda bu yıl 4 bin 700 yavru sülün yumurtadan çıktı. Kuluçkadaki son 1500 yumurtadan çıkacak civcivlerle üretim sezonu tamamlanacak.<br />
İstasyonda, 2007'den bu yana 134 bin 784 sülün üretildi. Bunların 116 bin 696'sı Türkiye'nin farklı bölgelerinde doğal yaşamla buluşturuldu.<br />
DKMP İstanbul 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, AA muhabirine, öncelikle biyolojik çeşitliliğin ve yaban hayatının korunmasını ve geliştirilmesini amaçladıklarını söyledi.<br />
İstanbul, Samsun ve Gümüşhane'de sülün üretim istasyonu, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Malatya, Yozgat ve Gaziantep'te de keklik üretim istasyonunun bulunduğunu belirten Ulu, İstanbul'daki Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda ülkenin doğal türü olan Kafkas sülünlerinin popülasyonunu artırmak ve bu türün devamını sağlamak için üretim faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi.<br />
Ulu, doğanın dengesi için sülünlerin önemine dikkati çekerek, "Sülünler bizim muhafızlarımız. Özellikle Karadeniz bölgesindeki fındık tarım alanlarında kahverengi kokarca olarak bilinen zararlı ile mücadele kapsamında, aynı zamanda yaz aylarında insan sağlığını tehdit eden kene popülasyonlarına karşı en etkin silahlardan bir tanesi de sülünler. Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı Beyin ifade ettiği, ilk etapta bu yılki 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere toplam 51 bin kanatlıyı doğaya yerleştireceğiz. Sülünler hem tarım alanlarındaki kimyasal ilaçlar ve suların kirlenmesi kapsamındaki bu zararlıları avlayarak onları ortadan kaldırıyor." dedi.<br />
Kuluçhanede yumurtadan çıkacak sülünlerin hepsinin sağlıklı şekilde doğaya kazandırılması için tesiste her şeye azami dikkat edildiğini vurgulayan Ulu, şunları kaydetti:<br />
"İlk yumurtlama ile başlıyoruz üretim faaliyetlerine. Sonra kafeslerde mevcut üretimle devam ediyor, bu üretim tamamlandıktan sonra ayak kaslarının gelişmesi için kafeslerde, doğada tutunmalarını sağlamak amacıyla da bir hafta kumlu odada onlara bakıyoruz. Sonra da palazhane diye tabir ettiğimiz kümeslerde yaşamlarını sürdürüyorlar. Akabinde doğaya salınımlarını gerçekleştiriyoruz. Amaçlarımızdan biri, sülünlerin doğal yolla üremesini gerçekleştirmek. Bu kapsamda doğaya salınımlarını gerçekleştirdiğimiz sülünlerin olduğu bölgeyi 3 yıl ava kapatıyoruz. Aynı zamanda, yırtıcılarla da mücadele edip onların doğal yaşamlarını sürdürmesi için gerekli ortamı sağlıyoruz. Sülünleri gerçekten doğanın muhafızları olarak görmekteyiz ve önemli bir görevi bu şekilde ifa ediyorlar."<br />
<strong>"BUGÜNE KADAR TÜRKİYE GENELİNDE 750 BİN KEKLİK, 250 BİN SÜLÜN DOĞAYA SALINDI"</strong><br />
Ulu, 2026 programı kapsamında özellikle Sinop, Sakarya, Yalova, Bursa ve İstanbul gibi illerde sülünlerin doğaya salınımlarını gerçekleştireceklerini söyleyerek, "Bugüne kadar Türkiye genelinde 750 bin keklik, 250 bin de sülün olmak üzere 1 milyon kanatlının doğaya salınımını gerçekleştirdik ve bu salınımla birlikte artık bunlar Türkiye'nin birçok yerinde doğal olarak yaşamlarını sürdürme imkanına sahipler." diye konuştu.<br />
Biyolojik çeşitliliğin ve yaban hayatın önemine dikkati çekmek için sülünleri çocukların da katılacağı şenlik programıyla doğaya salacaklarını dile getiren Ulu, "Bir çocuğun elinden sülünün doğaya uçtuğunu düşünün. Bunu belki ömrü boyunca unutmayacak." ifadelerini kullandı.<br />
Ulu, Yaban Hayatı Tanıtım Merkezi olarak çocuklara ve gençlere yönelik eğitim programları düzenlediklerini de belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/sulunlerle-kene-mucadelesi_6a55f1320cb9e.jpg</image>
                                <category>TÜRKİYE&#039;DEN</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/sulunlerle-kene-mucadelesi/154202</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:19:19 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaman göç vermeye devam ediyor</title>
                                    <description>Karaman, 2025 yılında 9 bin 440 kişi göç alırken 10 bin 933 kişi göç verdi. Kentin net göçü eksi 1.493 kişi olarak kayıtlara geçti</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı İç Göç İstatistikleri'ne göre Karaman, geçen yıl aldığı göçten daha fazla göç verdi. Verilere göre 2025 yılında Karaman'a 9 bin 440 kişi taşınırken, 10 bin 933 kişi ise Karaman'dan başka illere göç etti.<br />
Buna göre Karaman'ın 2025 yılındaki net göçü eksi 1.493 kişi olarak gerçekleşti. Kentten ayrılanların sayısının gelenlerden fazla olması, Karaman'ın göç veren iller arasında yer aldığını ortaya koydu.<br />
Türkiye genelinde ise 2025 yılında iller arasında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi göç etti. İller arası göç oranı 2024'e göre gerileyerek yüzde 2,87 oldu. Göç edenlerin yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.<br />
En fazla göç alan il 329 bin 912 kişiyle İstanbul olurken, onu Ankara ve İzmir takip etti. En az göç alan il ise Ardahan olarak kayıtlara geçti. Göç veren iller sıralamasında da ilk sırada yine İstanbul yer aldı.<br />
TÜİK verilerine göre Türkiye'de en yoğun göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda yaşandı. Bu yaş grubunda göçün en önemli nedeni eğitim olurken, genel nüfusta ise en fazla göç nedeni hanedeki fertlerden birine bağlı göç olarak belirlendi. Erkeklerde daha iyi konut ve yaşam koşulları, kadınlarda ise aileye bağlı göç en önemli nedenler arasında yer aldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/karaman-goc-vermeye-devam-ediyor_6a55ed779480f.png</image>
                                <category>GÜNCEL</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/karaman-goc-vermeye-devam-ediyor/154201</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:03:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaman-Ereğli yolunda peş peşe iki kaza</title>
                                    <description>Karaman-Ereğli yolunda sabah trafiğinde peş peşe yaşanan iki kaza paniğe neden oldu</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Karaman-Ereğli kara yolunda sabah saatlerinde meydana gelen iki ayrı trafik kazası, işe gidiş saatindeki yoğunluk nedeniyle trafikte aksamalara neden oldu.<br />
İlk kaza, BİFA Fabrikası önünde yaşandı. İddiaya göre, seyir halindeki bir sürücü aniden yola çıkan köpeğe çarpmamak için şerit değiştirdi. Bu sırada arkadan gelen başka bir sürücü, çarpışmayı önlemek amacıyla ani fren yaptı. Ancak aynı yönde ilerleyen üçüncü araç duramayarak öndeki araca arkadan çarptı.<br />
Sabah saatlerinde trafiğin yoğun olduğu bölgede kısa süre sonra ikinci bir maddi hasarlı trafik kazası daha meydana geldi. Kazalarda araçlarda hasar oluşurken, hafif yaralanan bir kişi kendi imkânlarıyla hastaneye giderek tedavi altına alındı.<br />
Kazaların ardından bölgede trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, olaylarla ilgili inceleme başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/karaman-eregli-yolunda-pes-pese-iki-kaza_6a55eaf947129.jpg</image>
                                <category>ASAYİŞ</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/karaman-eregli-yolunda-pes-pese-iki-kaza/154200</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:45:33 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de 2,5 milyon kişi göç etti</title>
                                    <description>Türkiye&#039;de, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişinin, iller arasında göç ettiği belirlendi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "İç Göç İstatistikleri" bültenini yayımladı.<br />
Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025'te yüzde 2,87 oldu. Bu çerçevede, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.<br />
<strong>EN ÇOK GÖÇ ALAN İL İSTANBUL, EN AZ GÖÇ ALAN İL ARDAHAN</strong><br />
Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul'un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul'u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.<br />
İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.<br />
<strong>GEÇEN YIL EN FAZLA GÖÇ HAREKETLİLİĞİ 20-24 YAŞ GRUBUNDA</strong><br />
Geçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5'ini erkekler, yüzde 58,5'ini ise kadınlar oluşturdu.<br />
Türkiye'de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114'ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.<br />
Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.<br />
En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.<br />
Öte yandan, 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler "aile yanına/memlekete geri dönme" başlığı altında değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/turkiyede-25-milyon-kisi-goc-etti_6a55e8948e1f7.jpg</image>
                                <category>TÜRKİYE&#039;DEN</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/turkiyede-25-milyon-kisi-goc-etti/154199</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:42:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>161 kişiye organize suç operasyonu</title>
                                    <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul ve Ankara merkezli 3 soruşturmada 5 organize suç örgütüne yönelik eş zamanlı operasyonlarda 161 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını bildirdi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda İçişleri Bakanlığı ile tam bir eş güdüm ve koordinasyon içerisinde, milletin huzuruna ve gençlerin geleceğine kasteden suç örgütlerine ve sokak çetelerine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.<br />
<strong>Bu kapsamda yürütülen 3 soruşturmaya ilişkin bilgi veren Gürlek, şunları kaydetti:</strong><br />
"Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen 3 ayrı soruşturma kapsamında, 5 ayrı organize suç şebekesine yönelik eş zamanlı operasyonlarda toplam 161 şüpheli hakkında adli işlem yapılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü soruşturmada liderliğini yurt dışında firari bulunan bir şahsın yaptığı silahlı suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 7 ilde, 93 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 107 şüpheli hakkında işlem yapılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü soruşturmada ise liderleri yurt dışında bulunan 3 ayrı yeni nesil organize silahlı suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş, toplam 39 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen soruşturmada ise silahla tehdit, gasp ve yağma suçlarını işlediği tespit edilen bir suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirilmiş, 15 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alınmıştır."<br />
Gürlek, soruşturmaları yürüten başsavcılıklar ve operasyonda görev alan personele teşekkür ederek, "Vatandaşlarımız müsterih olsun, devletimiz, milletimizin huzuruna yönelen her tehdidin karşısında dimdik duracak, suç örgütlerinin şehirlerimizde yuvalanmasına ve evlatlarımızın geleceğine el uzatmasına hiçbir şekilde izin verilmeyecektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/161-kisiye-organize-suc-operasyonu_6a55e7c252320.jpg</image>
                                <category>TÜRKİYE&#039;DEN</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/161-kisiye-organize-suc-operasyonu/154198</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:39:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akçaşehir&#039;deki maden ocağı tartışmasında yeni gelişme</title>
                                    <description>Akçaşehir Belediyesi, maden ocağıyla ilgili yetkinin kendilerinde olmadığını belirterek, ÇED sürecinde projeye resmi olarak olumsuz görüş verdiklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Karaman'ın Akçaşehir beldesinde faaliyet gösteren maden ocağıyla ilgili kamuoyunda yaşanan tartışmaların ardından Akçaşehir Belediyesi yazılı bir açıklama yayımladı. Belediye, maden ocağına ruhsat verme ya da faaliyet izni düzenleme yetkisinin kendilerinde olmadığını belirterek, ÇED sürecinde projeye resmi olarak olumsuz görüş bildirdiklerini duyurdu.<br />
Belediyeden yapılan açıklamada, maden ocağına ilişkin ruhsatlandırma ve izin süreçlerinin ilgili mevzuat kapsamında yetkili kamu kurumları tarafından yürütüldüğü vurgulandı.<br />
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde ise belediyenin; Akçaşehir'in tarımsal yapısı, hayvancılık faaliyetleri, yerleşim alanları, bölgede keşfedilmeyi bekleyen mağaralar ve doğal yaşam üzerindeki olası etkileri dikkate alarak projeye olumsuz görüş verdiği belirtildi. Bu görüşün resmi yazıyla ilgili kurumlara iletildiği ifade edildi.<br />
Ancak açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen değerlendirme sürecinde belediyenin olumsuz görüşü doğrultusunda bir karar alınmadığı ve sürecin mevcut haliyle devam ettiği kaydedildi.<br />
Belediye, Akçaşehir'in en önemli geçim kaynakları olan tarım, hayvancılık ve doğal çevrenin korunmasını öncelikleri arasında gördüklerini belirterek, vatandaşların endişelerini paylaştıklarını ifade etti.<br />
Açıklamanın devamında, belediyenin yetki ve sorumluluk alanı kapsamında bugüne kadar gerekli girişimlerde bulunduğu ve bundan sonraki süreçte de Akçaşehir'in menfaatlerini korumak adına çalışmalarını sürdüreceği vurgulandı. Maden ocağı sürecindeki gelişmelerin yakından takip edileceği belirtilirken, vatandaşların yanında olmaya devam edileceği mesajı verildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/akcasehirdeki-maden-ocagi-tartismasinda-yeni-gelisme_6a55dc02ebbee.png</image>
                                <category>İLÇE VE BELDELER</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/akcasehirdeki-maden-ocagi-tartismasinda-yeni-gelisme/154197</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:49:47 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Eskişehir&#039;de akaryakıt istasyonu tabelasına çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı</title>
                                    <description>Eskişehir&#039;in Tepebaşı ilçesinde akaryakıt istasyonu tabelasına çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde akaryakıt istasyonu tabelasına çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı.</p>

<p>İ.B. (28), idaresindeki 06 BVT 294 plakalı otomobil, Eskişehir-Ankara kara yolunda başka bir araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada kontrolden çıktı.</p>

<p>Savrulan otomobil, akaryakıt istasyonunun girişinde bulunan makete ve tabelaya çarptı.</p>

<p>Kazada, araç sürücüsü İ.B, yaralandı.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince Yunus Emre Devlet Hastanesine kaldırılan sürücü, tedavi altına alındı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/eskisehirde-akaryakit-istasyonu-tabelasina-carpan-otomobilin-surucusu-yaralandi.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/eskisehirde-akaryakit-istasyonu-tabelasina-carpan-otomobilin-surucusu-yaralandi/154196</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:39:20 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaman&#039;da bulunan bu işaret tarih kitaplarını yeniden yazdırabilir</title>
                                    <description>Karaman&#039;daki Binbir Kilise&#039;de bulunan runik harfli yazıt, ön incelemelere göre Türk boylarına ait bir damga olabilir</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Karaman'daki "Binbir Kilise"de Türk damgası olabileceği değerlendirilen yazıt tespit edildi<br />
Karaman'ın kuzeyinde bulunan Karadağ'daki "Binbir Kilise" bölgesinde, kaya bloğu üzerine runik harfle işlenmiş, Türk boyuna ait damga olabileceği değerlendirilen yazı bulundu.<br />
Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu başkanlığında, sönmüş volkanik Karadağ'daki "Binbir Kilise" bölgesinde yüzey araştırmaları sürüyor.<br />
Bölgedeki kilise yoğunluğunun, hem askeri hem de dini açıdan bu küçük yerleşimin önemli bir görev üstlendiğini gösterdiği belirtiliyor.<br />
Orta Bizans döneminde ağırlık kazanan yapılar arasındaki 11. yüzyıla ait kapalı Yunan haçı, planlı bir yapının varlığını, Ortaçağ'da ve Selçuklu dönemine yakın dönemde alanın aktif şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor.<br />
Kültür ve Turizm Bakanlığının izni doğrultusunda 2024 yılından itibaren gerçekleştirilen yüzey araştırmasının üçüncü sezonunda, önemli ve yeni bulgulara ulaşıldı.<br />
<strong>RUNİK HARFLİ YAZIT BULUNDU</strong><br />
Bu sezonki çalışmalarda daha önceki yıllarda bulunan graffitilerden farklı olarak, bir kaya bloğu üzerinde runik (Orta Asya'daki eski Türk toplulukları tarafından kullanılan, düz ve köşeli hatlara sahip antik bir yazı sistemi) harfli yazılar tespit edildi.<br />
Uzmanların ön inceleme sonuçlarına göre yazının, birden fazla Türk boyuna ait damga olabileceği belirtildi.<br />
<strong>"TÜRK BOYLARINA AİT BİR DAMGA OLABİLECEĞİ SÖYLENDİ"</strong><br />
Doç. Dr. Mimiroğlu, AA muhabirine, Karadağ Binbir Kilise bölgesinin, oldukça zengin kültür varlığına ev sahipliği yaptığını söyledi.<br />
Yüzey araştırmasının üçüncü sezonunda oldukça önemli ve yeni bulgulara ulaştıklarını anlatan Mimiroğlu, şunları kaydetti:<br />
"Geçen yıl bir yerleşim keşfettik ve burada yaklaşık 10'a yakın kilise ve şapel bulduk. Karadağ'daki Roma Havuzu'nun hemen yakınında olan bu yerleşimin, kaya bloğunun olduğu bu yerle yakın ilişkisi olduğunu düşünüyoruz. O kilise yoğunluğu da zamanında hem askeri hem de dini açıdan bu küçük yerleşimin önemli bir görevi olduğunu gösteriyor. Orta Bizans döneminde ağırlık gösteren yapılar arasında yine 11. yüzyıla ait planlı bir yapının da varlığı Ortaçağ'da da Selçuklu dönemine yakın dönemde de bu alanın aktif şekilde kullanıldığını göstermekte. Bulunan yazı ise oldukça önemli. Daha önceki senelerde bulduğumuz graffitilerden farklı olarak bu sefer runik harfler tespit ettik. Hemen yakında bir kilise var. Muhtemelen kiliseyle ilişkili olan bu yazılar, bölgenin bize doğrudan Orta Asya ilişkisini gösterdi. Şu anda bilimsel araştırmalar devam ediyor. Uzmanların ön inceleme sonuçlarında bu yazıların Orta Asya menşeli olduğu ve Türk boylarına ait bir damga olabileceği söylendi."<br />
<strong>BÖLGEDE ERKEN DÖNEM TÜRK İZLERİ HEYECAN UYANDIRDI</strong><br />
Mimiroğlu, bu damgaların neden ve nasıl yapıldığıyla ilgili farklı görüşlerinin olduğuna değinerek, şöyle devam etti:<br />
"1071'den sonra bölgeye gelen Türk akıncılarının yerleştiği bir lokasyondayız. Türklerde at çok önemli. Atlı süvari, atlı savaşçılar çok önemli olduğu için zaten oldukça geniş ve atların sulama için kullandığı havuzun bulunduğu, atlı Türk birliği için ya da Türk toplumu için de çok önemli bir yerleşim lokasyonu. Bu çalışmalar bize bölgede erken dönem Türk izlerini göstermesi açısından da oldukça mutluluk verdi."<br />
 </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/karamanda-bulunan-bu-isaret-tarih-kitaplarini-yeniden-yazdirabilir_6a55d476df1d4.jpg</image>
                                <category>GÜNCEL</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/karamanda-bulunan-bu-isaret-tarih-kitaplarini-yeniden-yazdirabilir/154195</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:16:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yozgat&#039;ta toprak işlemesiz tarım yöntemiyle ekilen mercimeğin hasadı yapıldı</title>
                                    <description>Yozgat&#039;ta toprak işlemesiz tarım yöntemiyle ekilen mercimeğin hasadı gerçekleştirildi.</description>
                                                    <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat'ta toprak işlemesiz tarım yöntemiyle ekilen mercimeğin hasadı gerçekleştirildi.</p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, merkeze bağlı Özlüce köyünde üretici Süleyman Çatalyürek'in tarlasında toprak işlemesiz tarım yöntemiyle ekilen mercimeğin hasadının yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Hasatta dekara 161 kilogram verim elde edildiği ifade edilen açıklamada, mercimeğin bazı zorunlu nedenlerle biçerdöverle erken hasat edilmesi nedeniyle dane ve sapın tam olgunlaşmamasına bağlı yaklaşık yüzde 30 verim kaybı yaşandığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, erken hasada rağmen elde edilen verimin, toprak işlenerek yapılan ekimlerle benzer birçok alandaki üretimden ise daha yüksek olduğu kaydedildi.</p>

<p>Toprak işlemesiz tarım yönteminin daha az yakıt ve iş gücü gerektirdiği, üretim maliyetini düşürürken toprağın korunmasına ve çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağladığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.gazeteanadolu.com/media/2026/07/yozgatta-toprak-islemesiz-tarim-yontemiyle-ekilen-mercimegin-hasadi-yapildi.jpg</image>
                                <category>Genel</category>
                <author>Gazete Anadolu</author>
                <link>https://www.gazeteanadolu.com/yozgatta-toprak-islemesiz-tarim-yontemiyle-ekilen-mercimegin-hasadi-yapildi/154194</link>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:20:52 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
