Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nin ilki Ankara'da yapıldı

Yayınlanma: 06.04.2026 14:01 Güncelleme: 06.04.2026 14:01

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2024 yılında 2,3 trilyon dolar, geçen yıl 2,5 trilyon dolar hacme sahip helal sektörünün, 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, "2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır." dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2024 yılında 2,3 trilyon dolar, geçen yıl 2,5 trilyon dolar hacme sahip helal sektörünün, 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, "2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır." dedi. Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi, Orman Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirildi. Çeşitli ülkelerden kamu temsilcilerini, akademisyenleri, sektör paydaşlarını, alanında uzman isimleri ve büyükelçileri bir araya getiren kongre, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Bakan Bolat, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Kur'an-ı Kerim'de birçok farklı ayette "helal" kaidesine işaret edildiğini söyledi. Hayatın önemli parçası olan ekonomik faaliyetlerde, helal kavramının dikkat edilmesi gereken önemli bir ölçüt olduğunu ifade eden Bolat, bu kapsamda kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) bugüne kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini bildirdi. Bolat, Türkiye açısından İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) önem arz ettiğini, hükümetin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejine çok önem verdiğini dile getirdi. İslam dünyasının Türkiye'nin dış ticaretindeki payının 2002 yılında yüzde 11 iken geçen yıl itibarıyla yüzde 26'yı aştığını vurgulayan Bolat, hedefin 2030'a kadar yüzde 30 barajını geçmek olduğunu kaydetti. - Helal ürün ve hizmetlere yönelik talebin artması bekleniyor Bolat, İslam ülkeleriyle dış ticareti geliştirmek için canla başla çalıştıklarını belirterek, "İslam dünyasıyla 2025 itibarıyla toplamda 115 milyar dolar dış ticaretimiz söz konusu. Helal kavramı, İslami vecibe, güven, sağlık ve özellikle tüketici dostu olmak anlamında çok önemli. Dünyada İslam toplumlarının nüfusu 2 milyarı aştı. Küresel nüfusun yüzde 25'ini oluşturuyoruz. Bu büyüme trendiyle 2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır." dedi. Bu açıdan konunun düzenleme ve denetleme gerektirdiğine işaret eden Bolat, 2023 yılında İİT'ye bağlı olarak Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun kurulduğunu, buna 3'ü gözlemci olmak üzere 26 İslam ülkesinden akreditasyon kurumlarının üye olduğunu aktardı. - "2 bin 500'den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyonlu" Bolat, helal ekonomisinin boyutuna dikkati çekerek, bu ekonominin bugün birçok sektöre yansıdığını söyledi. Giyimden turizme, medyadan kozmetiğe birçok alanda "helal" kavramının dikkate alındığını vurgulayan Bolat, şu ifadeleri kullandı: "2024 yılında 2,3 trilyon dolar, 2025'te 2,5 trilyon dolar hacme sahip olan helal sektörü ve alanının 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da ister ürün ister hizmet olsun üretenler açısından dikkate alınması gereken çok önemli bir alandır. İİT nezdinde helal ihracat ve ithalat profiline baktığımızda, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, özellikle Uzak Doğu'da Endonezya, Malezya gibi ülkelerin, Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslüman toplulukların da bu alanda önemli çalışmalar yaptıklarını, bu konuları dikkate aldıklarını memnuniyetle görüyoruz. Hatta Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya gibi bazı ülkelerde de kendilerinde bulunan Müslüman topluluklar açısından bunu dikkate aldıklarını görüyoruz." Bolat, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) yayımladığı helal standartlarının, Türkiye'nin de milli helal standartları konumunda olduğunu bildirdi. HAK'ın kurulduktan sonra 35 ülkeden 227 başvuru aldığını, kurumun helal belgesi vermek isteyen kuruluşlardan 132'sine akreditasyon belgesi verdiğini aktaran Bolat, bunlardan 73'ünün asgari yeterlilik seviyesine henüz ulaşmadığı yönünde cevap verildiğini, bugün ise 2 bin 500'den fazla helal belgeli üretim tesisinin akreditasyon güvencesi altında olduğunu kaydetti. Bolat, aynı zamanda 35 ülkeden 1600'den fazla misafir katılımcıya Türkiye'de helal akreditasyon konusunda eğitim verildiği bilgisini verdi. - "Ticareti kolaylaştıracak uluslararası yapının ihdası gerekli" HAK Başkanı Zafer Soylu da helal ürün ve hizmetlerin küresel ölçekteki öneminin her geçen yıl arttığını söyledi. Bu büyümenin bazı yapısal sorunları da beraberinde getirdiğine işaret eden Soylu, özellikle farklı ülkelerde uygulanan farklı belgelendirme sistemlerinin üreticiler açısından maliyet artışına ve zaman kaybına yol açabildiğini, tüketiciler açısından da güven sorununa neden olabildiğini belirtti. Soylu, bu noktada helal akreditasyonun, sistemin güvenilirliğini ve bütünlüğünü sağlayan temel bir unsur olduğunu, HAK'ın ülkenin kalite altyapısı ve akreditasyon alanındaki tüm birikim ve tecrübesini, helal ürün ve hizmet belgelendirmesi alanına yansıtabilmesi amacıyla kurulduğunu anlattı. Helal belgelerinin ticareti kolaylaştırıcı bir hüviyete kavuşması, logo ve sembollerinin tüketiciler nezdinde güven tesis etmesi için kurum olarak bazı gereklerin yerine getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti: "İlki, İİT üyesi ülkelerin katkılarıyla hazırlanan ve üzerinde mutabakata varılan, gerek teknik gerekse de fıkhi hususları kapsayan bir standardizasyon yapısı kurulması elzemdir. Bu itibarla SMIIC standardizasyon yaklaşımını benimsiyoruz ve destekliyoruz. İkinci aşamada ise tüm helal akreditasyon kurumlarının üyesi olduğu ve eş değerlendirme faaliyetlerini yürütecek, bu suretle mükerrer belgelendirmeyi ortadan kaldıracak hem ticareti kolaylaştıracak hem de güveni tesis edecek olan bir uluslararası yapının ihdasını gerekli görüyoruz. Bu noktada, İİT'nin bağlı kuruluşu olan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun bir an önce faaliyete başlamasını arzu ediyoruz." - Diğer konuşmalar Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Abdurrahman Haçkalı ise helal belgelendirme sürecinin dini hassasiyetleri korumanın yanı sıra insanlığın ortak iyiliğine katkı sağladığını söyledi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, bugün gelinen noktada dünyada kalkınma çalışmaları dahil her şeyin alternatifinin üretilmesi gerektiğini ifade etti. Eren, dünyada kalkınma yaklaşımında helal akreditasyonuna ihtiyaç olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 senedir dünyanın birçok farklı bölgesindeki ülkelere elini uzattığını belirtti. Konuşmaların ardından Bakan Bolat'a günün anısına hediye takdim edildi.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız