Tespih meraklısı genç, atölyeye çevirdiği garajında hobisini ustalığa dönüştürdü
Nevşehir'de yaşayan 29 yaşındaki Ufuk Sezer, çocukluk yaşlarında başlayan tespih merakını evinin garajında oluşturduğu atölyede ustalığa dönüştürdü.
Nevşehir'de yaşayan 29 yaşındaki Ufuk Sezer, çocukluk yaşlarında başlayan tespih merakını evinin garajında oluşturduğu atölyede ustalığa dönüştürdü. Henüz 6 yaşındayken tespihlere ilgi duymaya başlayan Sezer, kentteki bir firmada şoförlük mesleğini sürdürürken, mesaiden arta kalan zamanlarında tespih yapıyor. Gerekli aletler ile torna makinesini temin ederek kendi tespihlerini üretmeye başlayan Sezer, atölyeye çevirdiği evinin garajında dilediği renk, boyut ve işlenmiş imameyle yaptığı tespihlerle hem koleksiyonunu oluşturuyor hem de dostlarına el emeği göz nuru ürünlerini hediye ediyor. Ufuk Sezer, AA muhabirine, kehribar, katalin, çeşitli ağaç ve çekirdekleri kullanarak özgün tasarımlar ortaya koyduğunu, her bir tespihin ayrı bir emek ve sabırla hayat bulduğunu söyledi. Tespih yapımının kendisi için bir hobi olmanın ötesinde adeta bir terapi olduğunu dile getiren Sezer, zamanla bu alanda kendisini geliştirmeyi ve Nevşehir'de tespih ustalığını yaygınlaştırmayı hedeflediğini belirtti. - "Hedefim üstat Kenan Alak gibi olabilmek" Bu tür bir sanata dair tecrübesi bulunmadığı halde internetten araştırarak el becerisini geliştirdiğini anlatan Sezer, şöyle konuştu: "Kendime göre tespih uyarlamak istedik. Yeri geldi 25'lik tespih yaptık. Tespihimi niye kendim yapmıyorum dedim. Tespihimizi kendimiz yapalım, kendimize öz bir imame yapalım istedik. Bunların üzerinde merak üzerine başladığımız bir iş. Yardımcı olacak kişi bulamadık. Çoğunlukla internetten araştırıp izleyerek bir yerlere geldik, Allah da yardım etti. Önce evin altında küçük bir garajımız vardı, burayı dizayn ettik. Akabinde gerekli olan torna makinemizi temin ettik. Sonra tespih için gerekli çubuklar, malzemeler edindik. Tespih üretimi elimize oturduktan sonra nakkaş imame yapımına geçtik, imameye merak saldık çünkü tespih başlı başına bir değer, bir aksesuar ama tespihe yaptığımız imame her dokunuşta o tespihe daha ayrı bir hava ve ton katıyor. Biz de bu yüzden imameye merak saldık. Şu an genelde imame özeline çalışıyorum. Onlarca tespihim var. Sayı olarak, net bir sayı söyleyemiyorum. İnşallah nasip olursa imame konusunda hedefim üstat Kenan Alak gibi olabilmek. Onun izinden gidiyoruz." Masraflı bir hobiye sahip olduğunu, ürettiği tespihleri kimi zaman beğenen dostlarına ve yakınlarına hediye ettiğini anlatan Sezer, "Masraflı bir hobi ama tezgaha oturduğumda verdiği ruh dinginliğine değiyor. Masrafı görmüyorsunuz bir yerde. Eve geldiğim zaman koşa koşa buraya geliyorum. Burada hiç yorulmadan çalışıyorum. Hem ruhumu hem kendimi dinlendiriyorum." diye konuştu. Sezer, küçük şehirde yaşamanın dezavantajlarıyla sıkça karşılaştığını, malzeme temini ya da kullandığı aletlerdeki arızada onarım sorunu yaşadığını belirterek, tespih imalatının yanında kullandığı aletlerin tamiratını da öğrendiğini dile getirdi. Sanatında kendini geliştirebilmek için çaba harcadığını kaydeden Sezer, tespihe karşı bağından dolayı yeteneklerinin daha da gelişeceğine inandığını sözlerine ekledi.