Sabri Ülker Vakfından "sahurda denge, iftarda ölçü" uyarısı

Yayınlanma: 17.02.2026 19:51 Güncelleme: 17.02.2026 19:51

Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, ramazanda sağlıklı beslenmenin en temel kriterlerinden birisinin öğün düzeni oluşturmak olduğunu belirterek, bu dönemde de dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, ramazanda sağlıklı beslenmenin en temel kriterlerinden birisinin öğün düzeni oluşturmak olduğunu belirterek, bu dönemde de dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Demirel, ramazanda sık yapılan beslenme hataları ve doğru bilinen yanlışlara ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Ramazanda 12 saati aşan açlık süresinin beslenme düzeninde önemli değişikliklere yol açtığını belirten Demirel, bu süreçte sağlıklı tercihler yapılmadığında yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon kaybı ve sindirim sorunlarının meydana gelebileceğini söyledi. Demirel, ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en az diğer aylardaki kadar önemli olduğunu vurgulayarak, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bu dönemde de sürdürülmesinin kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Ramazanda dikkat edilmesi gereken öncelikli konulardan birinin düzenli bir öğün planı oluşturmak olduğuna işaret eden Demirel, beslenme süresinin kısalmasına rağmen sahur ve iftarın düzenli şekilde yapılmasının denge açısından önemli olduğunu ifade etti. - "Dört temel besin grubunun hem sahurda hem de iftarda yer aldığı bir beslenme düzeni önemli" Demirel, sahura kalkmamanın yanlış olduğuna dikkati çekerek, "Ramazanda sağlıklı beslenmenin en temel kriterlerden birisi sahurun, iftarın yapılması ve aradaki zamana ara öğünün eklenmesi. Bu şekilde bir öğün düzeni oluşturulduktan sonra o öğünlerde neler yediğimiz de önemli." dedi. Her bireyin yaşına ve cinsiyetine göre farklı enerji ve besin öğesi gereksinimi bulunduğunu vurgulayan Demirel, "Ramazanda süre kısalınca o besinleri tüketmekte zorlandığımız zamanlar olabiliyor. Dolayısıyla biz aslında vücudumuzun normal çalışması için gerekli olan besinleri 12 saatten daha az kalan süre içerisinde almaya çalışmamız oldukça önemli." diye konuştu. Demirel, protein açısından zengin besinler arasında yumurta, et, tavuk, balık ve kuru baklagillerin yer aldığını belirterek, pilav, makarna ve ekmek gibi tam tahılların ayrı bir besin grubunu oluşturduğunu, sebze ve meyvelerin ise dördüncü temel grup olduğunu ifade etti. Bu dört temel besin grubunun hem sahurda hem de iftarda yer aldığı bir beslenme düzeninin sağlıklı beslenme açısından önemli olduğunu vurgulayan Demirel, her öğünde ayrı ayrı çok sayıda yemek tüketilmesi gerekmediğini kaydetti. - "İftarda yapılan en büyük hatalardan biri yemeklerin hızlı tüketilmesi" Demirel, iftarda yapılan en büyük hatalardan birinin yemeklerin hızlı tüketilmesi olduğuna işaret ederek, "Orucumuzu hurma, zeytin veya oruçla açtıktan sonra çorba içip sonra biraz ara verip yemeğe geçilmeli. Süreyi uzatmak kritik öneme sahip. Sahurda yine bizi daha çok tok tutacak besinleri tercih etmeliyiz. Yumurta, yanında salata, sebze, ceviz ve badem gibi yağlı tohumun olması bizi uzun süre tok tutabilir." diye konuştu. Tuzlu, aşırı yağlı ve baharatlı besinlerin hem sahurda hem de iftarda tüketilmesinin çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini aktaran Demirel, sahurda bu besinlerin tüketilmesinin susuzluğa neden olabileceğini, iftarda ise aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerin tüketilmesinin iftar sonrası mide ve bağırsak şikayetlerine yol açabileceğini, sindirim sistemi üzerinde zorlayıcı etki oluşturabileceğini ifade etti. Demirel, tatlı tüketimine de dikkati çekerek tatlı tercihini taze meyvelerden veya sütlü tatlılardan yana kullanılmasının daha sağlıklı bir seçim olacağını söyledi. İftar ve sahur arasındaki su tüketiminin önemli olduğunu vurgulayan Demirel, su tüketiminin kişinin gereksinimine göre değişebildiğini ancak günde en az 2 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Demirel, "Uzun süre açlıktan sonra kısa sürede her şeyi tüketmeye çalışmamız iftarda yaptığımız en büyük hatalardan birisi. İftarda nasıl bir uzun süreye yayararak, kendi porsiyonlarımıza dikkat ederek yemekleri tüketmeyi öneriyorsak, aslında bayrama geçtiğimiz dönemde porsiyonları kontrol etmek önemli." dedi.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız