Roche, "Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası" araştırmasını yayımladı
Roche İlaç Türkiye, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Kanser Derneği'nin katkılarıyla hazırladığı "Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası" araştırmasının sonuçlarını paylaştı.
Roche İlaç Türkiye, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Kanser Derneği'nin katkılarıyla hazırladığı "Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası" araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Ipsos Türkiye tarafından yürütülen çalışma hem hekim hem de hasta görüşmelerinden elde edilen niteliksel içgörüleri bir araya getirerek akciğer kanseri yolculuğunda ihtiyaç duyulan destek alanlarını bütüncül bir bakışla ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırmanın bulguları, tanı sürecindeki deneyimler, tedaviye erişim kolaylığı, yenilikçi tedavilere yönelik algılar ve psikososyal destek ihtiyacı gibi çok boyutlu temaları daha kapsamlı şekilde ele alarak, klinik uygulamalardaki gelişmelerin hasta deneyimine nasıl yansıdığını görünür kılıyor. Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) hastalarında tanıda gecikme sık görülüyor. Araştırmaya katılan medikal onkologlar tanıda gecikme nedeninin hekime geç başvurulardan kaynaklandığını ifade ediyor. Katılımcılar bunun önüne geçmek için hastalığı karşı farkındalık kampanyaları yapılmasını ve sigara içenler ve mesleki maruziyeti bulunanlar için düzenli taramanın yaygınlaştırılmasını öneriyor. - Hastalar belirtileri önemsemeyebiliyor Araştırma, hastaların önemli bir kısmının hastalık belirtilerin önemsemediklerini ya da kanserle ilişkilendirmediklerini ortaya koyuyor. Ayrıca immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavilerin son 10 yılda KHDAK tedavisinde yarattığı dönüşüm de araştırmada öne çıkarılıyor. Hekimler, akciğer kanseri süreçlerinin giderek daha fazla kişiye özel yaklaşım gerektirdiğini vurgularken, görüntüleme, biyopsi ve moleküler testler gibi tanı adımlarının zamanında tamamlanmasının tedavi planlamasında "belirleyici faktör" olduğu ifade ediyor. Türkiye'de yakın zamanda erişim olanağı artan yenilikçi tedavilerin hastalar nezdinde olumlu karşılanırken, bu tedavilerin yaşam kalitesini koruma noktasında klinik uygulamalarda kritik bir ölçüt haline geldi. Araştırmanın hasta kanadından elde edilen veriler, akciğer kanseri yolculuğunun yalnızca tıbbi değil, sosyal ve psikolojik boyutlarının da yönetilmesi gerektiğini ortaya koydu. Hastaların tanı anında özellikle "net, anlaşılır ve yönlendirici bilgi" ihtiyacının en üst seviyede olduğunu gösteriyor. Özellikle büyükşehirlere dışarıdan gelen hastalar için erişim ve takip süreçlerinin desteklenmesinin önemine işaret edilen bulgulara göre, uzman ekiplere düzenli erişim, güvenilir bilgilendirme ve psikolojik destek ihtiyaçlarının tedavi uyumunu doğrudan etkiliyor. - Araştırma, sağlık ekosistemine bütüncül bir perspektif sunuyor Açıklamada görüşlerine yer verilen Roche İlaç Türkiye Medikal Lideri Dr. Mahir Kurt, çalışmanın sunduğu içgörülerin ekosistem adına önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirtti. Kurt, araştırmanın hem hekimlerin hem de hastaların gerçek yaşam deneyimlerini bir araya getirerek sağlık ekosistemini bütüncül bir perspektif sunduğunu ifade etti. Çalışmanın, tanı süreçlerinin hızlanması, testlere erişimin yaygınlaşması ve yenilikçi tedavilerin sahadaki yansımaları gibi pek çok alanda önemli değerlendirmeler içerdiğini vurgulayan Kurt, şunları kaydetti: "Bu içgörüler, bilimsel ilerlemelerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, sahada ve hasta yaşamında nasıl karşılık bulduğunu anlamamız açısından son derece değerli. Roche olarak amacımız, paydaşlarımızla birlikte bu bulguları değerlendirerek akciğer kanseri tedavisinin daha erişilebilir, sürdürülebilir ve hasta deneyimini gözeten yapılarla güçlendirilmesine katkıda bulunmak ve yenilikçi tedavileri tıbbın ve hastaların erişimine sunmaya devam etmek. Sağlık ekosisteminde kalıcı ilerlemenin, bilimsel yeniliklerle gerçek yaşam deneyimlerinin dengeli biçimde buluşturulmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz." - Tanı sürecinde belirlenen multidisipliner yaklaşım tedavi sürecini de destekliyor" Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş da çalışmanın tanı sürecinde benimsenen multidisipliner yaklaşımın, tedavi sürecinde de ekipler arası koordinasyon ve hasta yönlendirmesiyle devam etmesinin hasta yolculuğunu bütüncül biçimde desteklediğini gösterdiğini belirtti. Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman da hastaların ilk semptomları çoğu zaman hafife alıyor ve tanı sonrası süreçte net, güvenilir ve yönlendirici bilgiye ihtiyaç duyduklarını aktardı. Duruman, bulguların, özellikle şehir dışından büyükşehirlere gelen hastalar için erişim, konaklama ve takip süreçlerinde destek mekanizmalarının önemini bir kez daha hatırlattığına dikkati çekti. Ipsos Türkiye Synthesio ve Sağlık Araştırmaları Hizmet Birimi Lideri Özlem Bulut Sönmezyalçın da araştırmanın, hasta ve hekimlerin gerçek yaşam deneyimlerini aynı çerçevede ele alarak akciğer kanseri yolculuğundaki ihtiyaç alanlarını daha görünür kıldığını vurguladı.