Karaman’da tehlike büyüyor
Karaman ve çevresinde iki yıllık yağış açığı, tarımı tehdit ediyor; uzmanlar acil önlem çağrısı yaptı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de iki yıllık yağış açığının artık kronik hâle geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu’nun tarımsal kuraklık açısından en kritik bölgeler arasında olduğunu ve Karaman’ın risk altında bulunduğunu söyledi. Marmara Bölgesi’nde su temini güvenliğinin giderek daha kritik hâle geldiğini ifade eden Kadıoğlu, kısa vadeli yağış artışlarının uzun yıllık açığı kapatmaya yetmediğini vurguladı. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) verilerini değerlendirdi. Haritaların farklı zaman ölçeklerinde birlikte incelenmesiyle Türkiye genelinde çok katmanlı bir kuraklık tablosu ortaya çıktığını belirten Kadıoğlu, Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak, Ankara ve Konya-Karaman hattında iki yıllık yağış açığının ciddi boyutlarda olduğunu söyledi. “İç Batı Anadolu’da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Karaman da bu kritik bölgeler arasında yer alıyor” dedi. Prof. Dr. Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın hem tarım hem de su kaynakları üzerinde ciddi etkileri bulunduğunu dile getirdi. Özellikle Karaman ve çevresindeki tahıl üretimi, toprak nemindeki azalma nedeniyle risk altında. Toprak neminin ciddi şekilde düştüğünü, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini belirten Kadıoğlu, hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğine dikkat çekti. Marmara Bölgesi’nde Bursa, Bilecik, Bolu ve Sakarya çevresinde de kuraklık sinyalleri sürdüğünü kaydeden Kadıoğlu, baraj doluluk oranları ve yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını ifade etti. “Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun hâline gelmiş durumda” dedi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son dönemde yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiğini aktaran Kadıoğlu, Sivas’tan Hakkari’ye uzanan hatta yer yer olağanüstü nemli değerler görüldüğünü ve bunun tarımsal üretim açısından olumlu olduğunu, ancak sel ve taşkın riskini de beraberinde getirdiğini belirtti. Diyarbakır, Şırnak, Siirt, Batman ve Mardin çevresinde yağışların mevsim normallerinin üzerinde olduğunu, Doğu Karadeniz’de yüksek nemin heyelan riskini artırdığını kaydetti. Prof. Dr. Kadıoğlu, kuraklıkla mücadelede su yönetimi politikalarının güçlendirilmesi ve uzun vadeli, bütüncül adımların atılmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Birkaç aylık yağışlarla iki yıllık açığı kapatmak mümkün değil. Karaman ve çevresinde tarım ve su kaynaklarının güvenliği için acilen önlemler alınmalı” dedi.