Karaman hışılayık’ı istiyor
Su israf edilmemeli ve suyun yönü artık İbrala Barajı'na çevrilmeli.
Karaman’da etkili olan yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte su kaynaklarında sevindirici bir tablo ortaya çıktı. Hışılayık Tüneli’nden gelen suyun artmasıyla birlikte bölgedeki barajlar yeniden dolmaya başladı. Ancak ortaya çıkan yeni tablo, beraberinde önemli bir çağrıyı da getirdi. Vatandaşlar Ayrancı Barajı'nın taşma ihtimaline karşı suyun yönünün İbrala Barajı'na çevrilmesini istedi. Hışılayık Tüneli’nden gelen yoğun su akışı, öncelikli olarak Ayrancı Barajı’nı besliyor. Geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle tamamen kuruyan baraj, bugün itibariyle yaklaşık 18 milyon metreküp suya ulaştı ve 31 milyon metreküp kapasitesine doğru hızla ilerliyor. Nisan ortasında doluluğun zirveye ulaşması bekleniyor. Nisan ayı sonunda gelen sular ise Ayrancı Barajından taşarak boşa gidecek. Öte yandan, Karaman’ın içme suyu ihtiyacını karşılayan İbrala Barajı ise hâlâ istenilen seviyede değil. Yaklaşık 15 milyon metreküp su bulunan barajın toplam kapasitesi 135 milyon metreküp. Hışılayak tünelinin yönü İbrala tarafına çevrilirse Karaman'da hiç su israfı olmadan iki barajda doldurulmuş olacak. AYRANCI KENDİNİ KURTARDI, SIRA İBRALA’DA Bölgedeki değerlendirmelere göre, mevcut durumda Ayrancı Barajı su açısından rahatlamış durumda ve taşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu noktada dikkatler Hışılayık Tüneli’nin yönüne çevrildi. Uzmanlar ve bölge halkı, barajları besleyen Hışılayık Tüneli’nden gelen suyun İbrala yönüne çevrilmesi halinde, İbrala Barajı’nın da kısa sürede doluluk oranını ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çekiyor. “BİR DAMLA BİLE BOŞA GİTMESİN” ÇAĞRISI Karaman’da vatandaşlar, özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısının tekrar etmemesi için şimdiden önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Yağışlarla gelen bu bereketli dönemin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten vatandaşlar, “Ayrancı kendini kurtardı, şimdi İbrala’yı da kurtaralım” görüşünde birleşiyor. Hışılayık’tan gelen suyun doğru yönlendirilmesiyle koca şehrin hem içme suyu güvenliğinin sağlanabileceği hem de olası kuraklık riskinin en aza indirilebileceği ifade ediliyor.