EKMEĞİMİZE DOKUNMAYIN
Ekmek kültürümüz çok eski yıllara dayanır. O lar ekmek ayrıştırılmadan, tam buğday unuyla yapılmış haliyle sofraya sunulurmuş. Günümüzde
Ekmek kültürümüz çok eski yıllara dayanır. O lar ekmek ayrıştırılmadan, tam buğday unuyla yapılmış haliyle sofraya sunulurmuş. Günümüzde daha çok işlenip beyaz ekmek haline getiriliyor. İşlendiği için de değerli besin maddelerini kaybediyor. Benim tavsiyem ekmek tüketmeniz yalnız bu tercihinizin esmer ekmeklerden yana olması çok önemli. Esmer ekmek grubunda başta tam buğday bununla birlikte çavdar, tam tahıl, yulaf, kepek ekmekleri yer alır. TAM BUĞDAY EKMEK KİLO ALDIRMAZ MI? Tam buğday ekmekleri kilo aldırırır diye düşünmeyin. Ölçüsünde tüketirseniz kilo vermenize büyük ölçüde katkısı olucaktır. Bu ekmekler ham haliyle kullanıldıkları için besin değerini kaybetmez , beyaz ekmeğe göre iki katı lif içerir ve yüksek lif içeriği sayesinde sizi uzun süre tok tutar . Böylelikle ekmek yiyerek doyasıya zayıflayabilirsiniz. ‘Diyete başladım, ekmeği tamamen bıraktım’ ya da ‘Aslında ekmek yemesem kilo veririm’ tarzındaki cümleleri çok duyarız. Beynimizin enerji kaynağı karbonhidratlardır ve karbonhidrat depoları boşaldığı vücut kaslardan harcamaya başlar. İçeriğinde ekmek bulunmayan bir diyet programını uyguladığınızda bu durum kaçınılmaz olabilir.Tartıda gördüğünüz kayıp da haliyle kas ve sudan meydana gelir. Kas kütlesinin azalması vücut hızını düşürür ve verdiğiniz kilolar fazlasıyla geriye döner. Bununla birlikte kan şekeri düşüşleri ve sık sık şeker krizleri görülür. BEYAZ EKMEKTEN BAŞKA EKMEK TERCİH ETMEM DİYORSANIZ Beyaz ekmek ile esmer ekmeklerin arasında ciddi bir kalori farkı yoktur ancak beyaz ekmek iştahınızı açar. Bu sayede de kalori alımınızı arttırabilir. Vücudunuzda özellikle de bel çevresinde yağlanmaya sebebiyet verir.Siz yinede beyaz ekmek tüketmek isterseniz porsiyon kontrolünüzü sağladığınız sürece tüketebilirsiniz. SON OLARAK Kültürümüzün ve soframızın vazgeçilmezi, ekmeğimizi karalamalarına izin vermeyelim. Ekmek tercihiniz ve porsiyonunuz doğru ğu sürece sağlıklı ve içiniz rahat bir şekilde tüketebilirsiniz. Yoksa şeker ve tatlılar bir zehir mi? Gün içinde belli miktarlarda şeker tüketiyoruz. Sadece eklenti şeker de değil size tatlı hissi vermeyen bir çok besin de içeriğinde şeker içeriyor. Belki de farkında olmadan çok fazla miktarlarda tüketiyoruz. Şeker bazı bireylerde bağımlılık halinde gelmiş durumda bir önceki yazımda ifade ettiğim gibi besinlere özelliklede şekere bağımlı hale gelebiliyoruz. Masum gibi görünen bir çikolata ya da bisküvi bir sonra her gün yememiz gereken bir gıda haline geliyor gerektiğinde ana besinlerin yerine geçiriyoruz. Dünya sağlık örgütüne (WHO) göre günlük almamız gereken miktar sağlığımız için çocuk ve yetişkinler için alınan enerjinin yüzde 10 ‘dan azını şekerlerin oluşturmasını tavsiye etti. Ancak bunu yüzde 5 oranına indirilmesini tavsiye ediyor. Yüzde % 5 üzerinden olaya bakacak olursak ; yaklaşık 100 kkallik şeker tüketilebilir. Bir küp şeker ise yaklaşık 20 kkal’dir. Örnek verelim çayınıza ya da kahvenize atacağınız gün içerisindeki toplam 5 küp şeker sizin günlük şeker miktarınızı bitirmiş oluyor. Ben çayıma kahveme şeker atmam deseniz bile sabah yediğiniz bir tatlı kaşığı balda 1 küp şeker, yemeğin yanında içtiğiniz asitli içeceğin 330 ml lik şişesinde yaklaşık 9küp şeker vardır.Tükettiğiniz kek, kurabiyeleri hiç saymadım bile. Sadece tatlı gıdalarda şeker vardır diye düşünmek de yanlış olur. Ketçap, mayonez, hazır çorbalar, simit, ikisi bir arada yazan kahvelerde bile şeker var. Paketli gıdalarda yazan şeker ilavesiz, doğal şeker kısımları bazen yanıltıcı olabilir. Etiket okumaya dikkat edelim.Şeker,Glikoz şurubu,Mısır şurubu,Yüksek fruktozlu mısır şurubu,Dekstroz,Fruktoz,Üzüm suyu konsantresi,Elma suyukonsantresi,Maltodekstrin gibi ifadeler de şeker ğunun kanıtıdır Ülkemizde özellikle Konya’da hamurişi ve tatlı tüketimi çok fazla. İki gruptanda ayrı ayrı bol miktarda şeker alıyoruz. Fazla şeker tüketimi kan şekerinde ani yükseliş ve düşüşlere olur .Bunun yanında diyabet, kalp hastalıkları ve obezite riskini artırmaktadır Peki çözüm yolu nedir ? Bu tatlı isteğini yeterli miktarda meyve tüketerek , tarçını kullanarak, bitki çayı içerek, bol su tüketerek ve en önemlisi egzersiz yaparak geçiştirmek elinizde. Toplumumuzda köken olarak çok eskilere dayanan yoğurt, Kanuni Sultan Süleyman ında ülkelere şifa adıyla dağıtılırmış.Önemli bir süt ürünü olmakla birlikte süt üretiminin üçte birlik gibi büyük bir kısmını imalatta kullanmaktadır.. Türkiyenin yoğurt tüketimi dünya sıralamasında ilk sırada yerini li-">li ta, kişi başına yıllık 34 kg yoğurt düşmektedir.Peki bu denli tüketip diğimiz yoğurdun faydaları nelerdir? Yoğurdun kilo vermede etkisi var mıdır? Yapılan araştırmalar her öğünde yoğurt tüketenlerin tüketmeyenlere oranlar daha hızlı kilo kaybettikleri şeklin r. Araştırma da ara öğünlerini atlayıp hiçbir şey tüketmeyenlere kıyasla %22 daha fazla kilo kaybettiği ayrıca %81 oranında daha fazla göbek bölgesinden verdikleri tespit edilmiştir. Bunun sebebi. Bel bölgemizde kortizol hormonu salgılanmakta bu durumda bel bölgemizde yağlanmanın arttırmaktadır . İçeriğinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde yağ hücrelerine daha az kortizol salgılaması sinyalini verir. Aminoasitler de yağları yakmanıza yardım eder ve bu sayede daha kolay kilo vermiş olursunuz. Süt ve yoğurdun yağ yakımını desteklemesi için günlük 3-4 porsiyon yeterli olacaktır HASTALIKLARDAN KORUYOR Yoğurt vücudun bağışıklık sistemini güçlendirirek hastalıklardan koruyucu etkiye sahiptir. Yapılan bir araştırmaya göre günde 500 gram yoğurt yiyenlerde bağışıklık sistemi cevabını artıran bir madde interferonun yüksek iyelere çıktığı görülmüş. Bunun yanında bakteri ve parazitleri öldürücü etkisi de bulunmaktadır. Yoğurt içerik olarak kalsiyum, fosfor, riboflavin, iyot, çinko, B12 vitamini ve protein bakımından zengindir.. Aynı da yağda eriyen vitaminler, görme fonksiyonlarına katkısı A vitamini ve bağışıklık sistemini güçlendiren E vitaminini içerir.Bu özellikleri sayesinde de dünyada en yaygın ve besleyici gıdalar arasına girer.