Doktor Haydar Tepe hayatını kaybetti

Yayınlanma: 22.06.2026 15:18 Güncelleme: 22.06.2026 15:18

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1981 mezunlarından Dr. Haydar Tepe’nin vefatı, sevenlerini ve meslektaşlarını derin üzüntüye boğdu. Sarıgazi ve çevresinde yıllarca halk hekimi olarak görev yapan Tepe, yardımseverliği ve mücadeleci kimliğiyle hatırlanıyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1981 mezunlarından Dr. Haydar Tepe’nin vefatı büyük üzüntü yarattı. Meslek yaşamı boyunca yalnızca hastalıkları tedavi eden bir hekim olarak değil, insanların hayatına dokunan bir dost, bir ağabey ve bir halk hekimi olarak anılan Tepe, 20 Haziran 2026’da ani bir şekilde hayatını kaybetti. Dr. Haydar Tepe’nin vefatı, başta ailesi, yakınları, meslektaşları ve hastaları olmak üzere onu tanıyan geniş bir çevrede derin bir acı bıraktı. Sarıgazi’nin güven duyduğu hekimiydi Dr. Haydar Tepe, özellikle Sarıgazi ve çevresinde yıllar boyunca çok sayıda insanın hayatına dokundu. Maddi imkânı olmayanları geri çevirmeyen, yoksulun ve kimsesizin yanında duran Tepe, birçok aile için yalnızca bir doktor değil, güven duyulan bir isimdi. Mahallede kuşaklar boyunca çocukların doktoru, ailelerin danıştığı hekim ve zor zamanlarda kapısı çalınan bir dost olarak tanındı. Onu tanıyanlar, Tepe’yi mesleğini insan sevgisiyle yapan, karşılık beklemeden yardım eden bir hekim olarak anlatıyor. Hacettepe yıllarından iz bırakan bir isim 1953 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde dünyaya gelen Haydar Tepe, çok çocuklu bir ailenin evladı olarak büyüdü. Eğitim hayatındaki başarısıyla dikkat çeken Tepe, Sivas Lisesi’ni 1973 yılında birincilikle bitirdi. Ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan Tepe, burada hem akademik başarısıyla hem de mücadeleci kişiliğiyle arkadaşlarının hafızasında özel bir yer edindi. 1980 öncesi dönemin zorlu siyasi atmosferinde, cesareti ve kararlılığıyla tanınan isimlerden biri oldu. Bir halk hekimi ve mücadele insanı Dr. Haydar Tepe, yaşamı boyunca hekimliği yalnızca bir meslek olarak görmedi. Onun için doktorluk, insanın acısına ortak olmak, çaresize el uzatmak ve toplumun yanında durmak anlamına geliyordu. Adilcevaz’dan Sarıgazi’ye uzanan meslek yaşamında binlerce insanın sağlığına kavuşması için emek verdi. Hastaları onu çoğu zaman şefkati, sakinliği ve insana güven veren tavrıyla hatırladı.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız