Bakan Tunç, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı'nda konuştu:

Yayınlanma: 13.01.2026 14:59 Güncelleme: 13.01.2026 14:59

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız." dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız." dedi. Tunç, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ailenin, toplumu ayakta tutan temel sütun, sevginin, saygının ve bütün değerlerin hayat bulduğu yer olduğunu belirtti. İnsanın vicdanı, merhameti, adalet duygusu ve sorumluluk bilincinin ilk kez ailede şekillendiğini anımsatan Tunç, bu yönüyle ailenin, toplumun en küçük birimi değil, en büyük gücü olduğunu vurguladı. Kadına yönelik şiddetin sadece bir suç değil, aynı zamanda aileyi dağıtan, çocukların geleceğini karartan ve toplumun vicdanını yaralayan bir yıkım olduğuna işaret eden Tunç, "Kadına şiddetle mücadeleyi sadece cezayla değil, önleyici, koruyucu ve onarıcı adalet anlayışıyla ele alıyoruz. Yargı reformlarımızın merkezine kadını ve çocuğu koymamızın sebebi de bu anlayıştır. 6284 sayılı kanundan uzmanlaşmış mahkemelere, elektronik kelepçe uygulamasından acil koruma tedbirlerine kadar attığımız her adım, bir kadının daha canı yanmasın diye atılmıştır." ifadelerini kullandı. Çocuk adaleti anlayışlarının temelinde de hiçbir çocuğun kaderine terk edilemeyeceği anlayışının yattığını kaydeden Tunç, onarıcı adalet yaklaşımıyla, çocuğun üstün yararını gözeterek onları yeniden topluma kazandırmayı esas aldıklarını söyledi. Bakan Tunç, son 23 yılda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, kadın hakları ile çocuk hakları konusunda anayasal, yasal ve idari birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdiklerini anımsattı. - "Açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız" Ailenin ve aile bireylerinin korunması konusundaki kararlılıklarını koruduklarının altını çizen Tunç, şöyle konuştu: "Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgemizde, kadına karşı şiddetin önlenmesine, ailenin zararlı akımlara karşı korunmasına ve çocuklarımızın başta siber suçlar ve siber zorbalıklar olmak üzere her alanda korunmasına yönelik birçok hedef ve faaliyete yer verdik. Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız. Bu tehditler karşısında Anayasa'nın ve kanunların bize verdiği yetkiyle, açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız." - "Sanal bahis ve yasa dışı kumarla kesintisiz mücadele" Çocukları zararlı içeriklerden, yönlendirici yayınlardan ve ruh dünyalarını tahrip eden dijital kuşatmadan korumanın, onların güvenli, sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlamanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Tunç, şunları kaydetti: "Özellikle dijital oyunlar, sosyal ağlar ve çevrim içi sohbet ortamları üzerinden çocuklarımızı şiddete özendiren, psikolojik olarak yıpratan ve onları ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Yine bazı sosyal medya hesaplarında takipçi, etkileşim ve maddi kazanç uğruna yaşlılarımızın, çocuklarımızın veya hasta kişilerin saatlerce canlı yayın açılarak ekran karşısında tutulması, onur kırıcı şekilde teşhir edilmesini asla kabul edemeyiz. Bu tür mecralara karşı erişim engeli dahil olmak üzere tüm idari ve yargısal yaptırımları tereddütsüz uygulamakta kararlıyız. Bununla birlikte, geleceğimizi tehdit eden ve birçok yuvayı dağıtan uyuşturucu belasına karşı da kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Aynı şekilde, Türk yargısı, dijital bağımlılık oluşturan sanal bahis ve yasa dışı kumar ağlarıyla da hukuk devleti kararlılığı içinde mücadelesini kesintisiz biçimde devam ettirecektir."

Devamını Okumak İçin Tıklayınız