Advert

“FETÖ İLE MÜCADELEDE REHAVETE YER YOK”

“FETÖ İLE MÜCADELEDE REHAVETE YER YOK”
“FETÖ İLE MÜCADELEDE REHAVETE YER YOK” Admin
Bu içerik 333 kez okundu.
Advert

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, FETÖ Borsası iddiasına ilişkin, “FETÖ ile mücadele eden bu yargıya kimse leke düşüremez. Yanlış yapan kim varsa bunun takipçisi olacağız.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, FETÖ Borsası iddiasına ilişkin, “FETÖ ile mücadele eden bu yargıya kimse leke düşüremez. Yanlış yapan kim varsa bunun takipçisi olacağız.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2020 yılı bütçesi üzerinde konuşan Gül, devletin bütün fonksiyonlarının yetkisini anayasadan, meşruiyetini de milletten aldığını söyledi.

Yargının ele geçirilecek bir mevzi olmadığını, asla el değmemesi gereken bir merci olduğunu vurgulayan Gül, yargının bağımsız bir merci ve milletin yargısı olarak daha iyi işlemesinin, vatandaşların yargıya olan güveninin artırılmasının herkesin ortak dileği ve hedefi olduğunu ifade etti.

“FETÖ ile mücadelede asla rehavete yer yoktur”

Adalet Bakanı Gül, terör örgütlerine karşı etkin ve kararlı mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

Tüm kurumlarda olduğu gibi yargıda da bir FETÖ travmasının yaşandığının altını çizen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk yargısı bu konuda çok önemli bir mücadeleyle çalışma sürdürmüştür. Hem kendi içinde arınma hem de suçluların cezalandırılması boyutuyla her yönden bu mücadele devam etmektedir. Asla rehavete yer yoktur çünkü FETÖ’yle mücadele ülkenin huzuru, milletin hukuku için olduğu kadar, yargının saygınlık ve bağımsızlığı için de çok önemlidir, anlamlıdır. Bu mücadele, 3 yaşındaki bebeğini yatağına yatırıp vatanını kurtarmaya giden özel harekat polisimiz Demet Sezen’in, 15 yaşındaki işçi Halil İbrahim Yıldırım’ın, kahraman askerimiz Ömer Halis Demir’in, yiğidimiz, aslanımız Halil Kantarcı’nın ve bütün şehitlerimizin emanetidir. Kitaplara sığmayan destansı direnişiyle ‘Milletin gücü tankın gücünü yendi.’ dedirten bütün gazilerimizin emanetidir. İşte, bu örgüt karşısında ihtiyat ve dikkati elden bırakmadan bu mücadeleyi yapacağız. Çünkü bu mücadele milletimize karşı boynumuzun borcudur. Esasen siyaset üstü mücadeledir.”

Lekelenmeme hakkı

Abdulhamit Gül, yargının kuru ile yaşı, suçlu ile suçsuzu birbirinden ayıracak ve terörle mücadelesini hukuk içinde kararlılıkla sürdüreceğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Buna inancımız tamdır. Bu çerçevede, lekelenmeme hakkını ve masumiyet karinesini korumasının da bu mücadelenin saygınlığını ve etkinliğini artıracak temel araçlardan biri olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, Ağustos 2017’deki lekelenmeme hakkına ilişkin yapılan CMK’deki düzenleme çok önemlidir. Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 257 bin 419 ihbar dosyası açılmış, bunlardan 152 bin vatandaşımız da soyut iddialar olduğu için lekelenmemiştir. Bu 152 bin vatandaşın kapısına polis gitmemiştir, iş yerine polis gitmemiştir, şüpheli olmamışlardır. O vatandaşlarımız dahi bu konu da lekelenmemeleri için korunmuştur. Bu çerçevede 2019 yılında 109 bin kişi hakkında ihbar kaydı almıştır, hiçbir şekilde şüpheli olmamışlardır çünkü soyut iddialar sebebiyle bu insanların kapısına polis gönderilmemiştir. Bu da çok önemli bir düzenleme olarak yürürlüğünü sürdürecektir.”

FETÖ ile mücadele konusunda ABD’den iade taleplerinin somut ve kesin delillere rağmen yerine getirilmediğine dikkati çeken Gül, ABD makamlarının FETÖ elebaşını iade etmemesinin bir çifte standart ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

Özellikle bazı ülkelerin terörle mücadeledeki terör seçiciliğini kınadıklarını vurgulayan Gül, “Bunun hukukta hiçbir yeri yoktur. ‘Senin teröristin, benim teröristim.’ ayrımını da şiddetle kınıyoruz. Türkiye olarak FETÖ, PKK, YPG, DEAŞ’la mücadelemizi eş zamanlı olarak ve hukuk çerçevesinde kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu sorun bir insanlık sorunudur ve terör insanlığın ortak düşmanıdır ama bugün kırmızı bülten taleplerinin dahi dikkate alınmaması, iade edilmemesi de bu konuda uluslararası toplum için ve bizler içinde bir turnusol işlevi görmüştür.” dedi.

Gül, yeni dönemde yargı mensuplarının mesleki kalitesini artıracak çalışmaları ve mesleki yaşantılarında öngörülebilirliği sağlayacak düzenlemeler yapılacağını belirtti. Bu düzenlemelerden birisinin de uzmanlaşma olacağını ifade eden Gül, hukuk hakimi olarak görevine başlayan birinin emekli oluncaya kadar, ceza hakiminin de kendi ihtisas alanında devam edeceğini dile getirdi.

HSK’nin yapısı

Adalet Bakanı Gül, özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yapısı konusunda da eleştirilerin getirildiğini, HSK’nin bir zümre ya da bir grubun elinde olmadığını, milletin temsilcileri aracılığıyla seçilmesine yönelik çok önemli bir tercihin ortaya konulduğunu ve bunun 16 Nisan referandumuyla oylanarak kabul edildiğini söyledi.

HSK’nin 7 üyesinin TBMM tarafından seçileceğini vurgulayan Gül, “Bu Anayasa çalışmasını MHP’yle yaparken gelen eleştiriler ‘Siz kendi yargınızı kendiniz seçeceksiniz, AK Parti buraya üye seçecek’ şeklindeydi. Biz o gün ‘kendimiz için değil ülkemiz için bu çalışmayı yapıyoruz, bugün için değil yarın için yapıyoruz’ demiştik. Bugün geldiğimiz noktada HSK seçimi için birinci turda üçte 2 çoğunluk aranmaktadır. AK Parti’nin üçte 2 çoğunluğu var mı? Yok. Burada da Meclis’te bir konsensüs gerekiyor, bir uzlaşma gerekiyor. Dolayısıyla bu düzenlemelerin de tamamen yargı bağımsızlığına yönelik çok önemli düzenleme olduğuna inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yargıya böylesine bir töhmeti kabul etmemiz mümkün değil”

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de “FETÖ borsası” iddialarına ilişkin, “Nerede olursa olsun FETÖ ile mücadele eden Türk yargısında böylesine bir töhmeti kabul etmemiz mümkün değildir ama bu konularla ilgili kimin, hangi iddiası varsa öyle ‘mış’la, ‘muş’la değil… Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı adliyenin içindedir. Hakimler Savcılar Kurulu buradadır. Ben de HSK Başkanı olarak söylüyorum; İster bir zümre, ister bir grup, FETÖ ile mücadele eden milletin yargısı olan bu yargıya kimse leke düşüremez. Yanlış yapan kim varsa bunun takipçisi olacağız.” ifadesini kullandı.

Gül, somut bilgiyle bu konuda HSK’ye müracaat edilmesi halinde millet adına takipçisi olacaklarını bildirdi.

Tutuklu gazetecilere ilişkin iddialar üzerine Gül, “Türkiye’de kimse gazetecilik mesleği yaptığı için cezaevinde değildir. Yargı paketiyle birlikte çıkartılan ifade özgürlüğü çerçevesinde Yargıtay yolu açılmıştır.” dedi.

Terörü öven bir eylem ve sözü hiçbir hukuk sisteminin korumayacağına işaret eden Gül, hükümetin ve Meclisin, ifade, düşünce özgürlüğünü genişleten her türlü çalışmayı yaptığını kaydetti.

İfade özgürlüğünün asla taviz verilmeyecek bir özgürlük alanı olduğunu vurgulayan Gül, bu özgürlüğün teminat altına alınması hususunda özgürlük lehine yaklaşım içinde olmaya devam edeceklerini söyledi.

FETÖ’den ihraç olanların verdiği kararlarla ilgili iade-i muhakeme yolunun olduğuna işaret eden Gül, “Bu konuda gerek geçmişte kurulan kumpas davaları, gerek hukuk dışı yollarla elde edilmiş kararlar, iade-i muhakeme yollarıyla yargı mercisi tarafından düzeltilme imkanı vardır. Bu konuda yasal yollara başvurulabilmektedir. Yapılan tüm hukuk dışı uygulamalara yönelik hakimlerle ilgili sonuna kadar soruşturma devam etmektedir. Kim hangi kumpası kurmuşsa, hukuk çerçevesinde sonuna kadar hesapları sorulmaya devam edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yargının hiçbir grubun yargısı olmadığını vurgulayan Gül, şöyle devam etti:

“Geçmişte olduğu gibi vesayetçilere selam duran, brifingde esas selama geçip cübbesini ilikleyen yargıçlara izin vermediğimiz gibi FETÖ’cülerle de sonuna kadar mücadele edip bir daha bu ülkeyi hiçbir grubun, hiçbir çetenin, hiçbir oluşumun eline terk etmeyeceğiz. Bu konuda hiçbir oluşuma izin vermeyeceğiz. Bu konuda da hangi grup, çete varsa, gelsinler HSK Başkanı olarak söylüyorum; sonuna kadar mücadele etmeyi taahhüt ediyorum. Yargı, milletin yargısıdır, hiçbir grubun yargısı değildir. Birtakım grup, ideoloji, cemaatler oluşturmak isteyenlerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Türkiye artık bir daha bu oluşumlara izin vermeyecektir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KARAMANLI GENÇ FUTBOLCUYA MİLLİ DAVET
KARAMANLI GENÇ FUTBOLCUYA MİLLİ DAVET
ELVAN İLE ERMENEK’TE KENTSEL DÖNÜŞÜM !
ELVAN İLE ERMENEK’TE KENTSEL DÖNÜŞÜM !