izmir escort izmir escort izmir escort
Advert

Advert
Advert



Advert

HİPERTANSİYON HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER!

HİPERTANSİYON HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER!
HİPERTANSİYON HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER! admin
Bu içerik 221 kez okundu.
Advert

Karaman Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr.Ahmet Yılmaz hipertansiyonun nedenleri ve yol açtığı sıkıntılara değindi.

Her 3 yetişkinden 1’inin yüksek tansiyon hastası olduğu ülkemizde hastaların neredeyse yarısının hastalığının farkında olmadığını belirten Uzm.Dr.Yılmaz , hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalığının tanımı,  sebepleri ve kontrol altına alınması için yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi.

Hipertansiyon hastalığı; birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Sistolik veya büyük tansiyon, kalbin atım yapması sırasında atardamarlara uyguladığı basınç, diyastolik veya küçük tansiyon ise kalbin kanla dolduğu sırada atardamardaki direnci ifade eder. Kan basıncı dakika dakika farklıdır, vücut pozisyonuyla, egzersizle, uyku ve uyanıklık durumuyla değişkenlik gösterir.

20 yaş ve üzerindeki Türk erişkin erkeklerin %30’u kadınların %35’i yüksek tansiyon hastasıdır. 60 yaşını aşan bireylerde ise hipertansiyona her 3 kişinin 2’sinde rastlanmaktadır. Bu hastaların sadece %5-6’sı etkin bir tedavi ile tedavi edilmekte ve hastalar sağlığına kavuşmaktadır.

Günümüzde büyük tansiyon (sistolik) için kan basıncının 140 mmHg, küçük tansiyon (diastolik) için kan basıncı 90 mmHg’nin üzerinde bulunması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır.

Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

Yüksek kan basıncı adıyla da bilinen hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır.

Hipertansiyonun Nedenleri:

Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında genetik yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sıralarda yer alır. Ancak hastaların %95’inde yüksek tansiyon nedeni belli değildir. Bu gruba tıp dilinde esansiyel (primer) hipertansiyon denilmektedir. Bu gruptaki hastalar genellikle orta yaşlı, kilolu, sınırlı fiziksel aktiviteye sahip, fazla tuz tüketen, fazlaca sigara ve alkol tüketen, stesli yaşam tarzına sahip ve ailesinde hipertansiyon öyküsü olan  kimselerdir.

%5’in altındaki grup hastalarda hipertansiyonu başlatan bir neden söz konusundur. Sekonder (ikincil) hipertansiyon denilen bu grupta yüksek tansiyon; tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, doğum kontrol hapı ve fazla ağrı kesici kullanımından kaynaklanabilir. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.

Hipertansiyonun Belirtileri Nedir?

Hipertansiyon çoğunlukla ciddi yakınmalara yol açmayabileceğinden yıllarca bilinmeden kalabilir. Genellikle doktora başvurma şikayetleri;

• Baş ağrısı,

• Ense ağrısı,

• Kafada sıcaklık hissi,

• Yüzde kızarma, ateş basması

• Göğüste basınç hissi

• Derin nefes alma ihtiyacı

• Çarpıntı hissi

• Göğüs ağrısı

• Kulakta uğultu

• Konsantrasyon bozukluğudur.

Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Her yüz kişinden birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi bazen de böbrek yetersizliği görülebilir. Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda da, çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.

Hipertansiyonun sonuçları:

Hipertansiyon, damar sertliği (arteroskleroz) gelişmesi için uygun ortam hazırlamaktadır. Eğer hipertansiyonla birlikte şeker hastalığı, kan yağlarında (kolesterol) yüksekliği de varsa bu süreç daha da hızlanmaktadır.

Esansiyel hipertansiyon tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak kontrol altına alınabilir. Bu nedenle hipertansiyonlu bireylerin yaşam tarzını düzene sokmaları, kilo vermeleri, düzenli egzersiz yapmaları, ilaç önerildiyse önerilen ilaçları kesintisiz olarak almaları ve düzenli tansiyon kontrolü yaptırmaları gerekmektedir.

Hipertansiyon Teşhisi Nasıl Konulur:

Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman doktor kontrolünde yapılan hipertansiyon takibi hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini belirler. Kan basıncının 140/90 mmHg üzerinde olması hipertansiyon hastası olabileceğinizi gösterir. Hipertansiyon tanısı koyarken  detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik veya haftalık kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek gerekir.

 Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Olmalıdır:

Hipertansiyon tedavisinde temel amaç kan basıncı ortalamasını 140/90 mmHg altına düşürmektir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar. Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü de ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok önemlidir. Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez.

Diğer tüm tedaviler gibi hipertansiyon tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir. Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve böbreklerin bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir. Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.

Tedaviye Yardımcı Önlemler:

Aşırı kilolu hastaların kilo vermesi tansiyonun düşürülmesinde çok önemlidir.

Alkol ve sigara mutlaka bırakılmalıdır.

Tuz Tüketiminin Azaltılması

Egzersiz ve Yürüyüş

Stresle Başa Çıkma

Hipertansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlar:

• Sarımsak ve limonun tansiyonu düşürmeye ya da yükseltmeye etkisi yoktur. Hipertansiyon tedavisinde sarımsak ve limonun yeri yoktur. Hipertansiyon hastaları sadece ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir.

• Hipertansiyon ilaçları bağımlılığa neden olmaz. Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir.

• Halk arasında tansiyon ilaçlarının böbrek ve karaciğeri olumsuz yönde etkilediğine dair yanlış bir inanış vardır. Tam tersine tansiyon ilaçlarının bu organlara olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Ayrıca böbrek ve birçok organ, yüksek kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde çok zarar görebilir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TARIMSAL DESTEK MİKTARI ARTIRILDI
TARIMSAL DESTEK MİKTARI ARTIRILDI
ÖĞRENCİLER DEPREME KARŞI BİLGİLENDİRİLDİ
ÖĞRENCİLER DEPREME KARŞI BİLGİLENDİRİLDİ